THALIDOMIDE FACİASI / KORKUNÇ İHMAL
Thalidomide Faciası, hamile kadınların baş dönmesi, mide bulantısı gibi (iddialara göre unutkanlık, öksürük, soğuk algınlığı ve baş ağrısı gibi diğer sorunları da iyileştirebiliyordu) şikayetlerini azaltacağını öne süren ilacın yeterli test edilmeden kullanılması sonucu binlerce bebeğin ölümüne ve gelişim sorunlarıyla doğmasına neden olmasıyla anılmaktadır. İlaç 1957 yılında Contergan adıyla, hipnotik (sakinleştirici, uyku getirici) ve antiemetik (mide bulantısı ve kusmayı önleyici) olarak pazarlanmaya başlanmıştır.
O dönemde reçetesiz olarak alınan ilaç tanıtım amaçlı doktorlara bolca dağıtıldığı için, kısa sürede popüler hale gelerek çoğu hamile kadın tarafından kullanılmaya başlanarak “mucize ilaç” olarak görülmekteydi.
İlacın gebelikteki etkilerine yönelik yeterince veri toplanmamıştı.
Bunun ana sebebi, o dönemde kadınlara yönelik ilaçların testlerinin etkileri genel olarak daha az bir şekilde yapılması ve ilaç kullanımının gebeliğe etkileri pek de önemsenen bir konu olmamasıydı.

Tabii bu ilacın zararları 1.5 yıl sonrası kendini göstermeye başladı. 1959’da, thalidomide kullanan kadınların bir kısmının çocuklarının sorunlu doğduğu fark edildi.
Bu süreçte doktorlar olumsuz gidişatı fark ederek ilaç hakkında şikayetlerini raporlamaya başladılar. Firma, başlarda olumsuz geri bildirimleri göz ardı edip ilacı geri çekmek istemesede sorunlu doğumların sayısındaki artıştan kaynaklı baskı öyle boyutlara ulaştı ki, 1961 yılında ilaç piyasadan kaldırıldı.
Dünya genelinde 2.000 çocuk bu ilaç nedeniyle öldü, 10-15 bin kadar çocuk ciddi gelişim sorunlarıyla yaşamak zorunda kaldı.
Dünya da ilaç kullanımı 50 ülkeye kadar yayılmıştı. Fakat yayılmayan ülkelerde söz konusuydu. Bu ülkeler arasında Doğu Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada gibi ülkeler yer alırken Türkiye’de bulunmaktaydı.
Türkiye’nin bu felaketi atlatması ise, aslen bir veteriner hekim olan, özellikle de bakteriyoloji üzerine uzmanlaşan Ordinaryus Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Kürsüsü başkanı Prof. Dr. Şükrü Kaymakçalan sayesinde olmuştur.
O dönemde Türkiye ekonomik nedenlerle yeni çıkan ilaçları zaten biraz geriden takip ediyor ve geliyordu, dolayısıyla ilaç çıkar çıkmaz Türkiye’ye ulaşmadı. Fakat ilaç Türkiye’ye geldiğinde, dönemin Sağlık Bakanlığı, bu iki akademisyenden aldığı bilgiler sayesinde ilaca ruhsat vermedi.
Profesör Kaymakçalan, ilacın toksisite analizinin yeterli olmadığı yönünde görüş bildirmişti.
Ordinaryus Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ise eline geçen birkaç tablet talidomidi kullanarak yaptığı deneylerde, tavuk embriyosunda gelişim sorunları gözlemişti. Bu şekilde veriden gücünü alarak ilacın Türkiye’de ruhsatı verilmedi ve 1 kişi bile thalidomide faciasından etkilenmedi.
KAYNAK
- evrimağacı.org



Yorum gönder