Çarşambayı Sel Aldı Türküsü ve Hikâyesi
Samsun yöresine ait olan “Çarşambayı Sel Aldı” türküsü yöre halkı tarafından oluşturulmuştur. Nejat Buhara tarafından derlenen türkü günümüze kadar ulaşmış, Çarşamba bölgesinin aşk ve sevda türü üzerine yakılmış türkülerinden biri olmuştur. Konusu itibari ile dert/keder salan bu türkü de, dünya gözüyle kavuşamayan iki aşığın sel felaketi sonucu bir araya gelişlerinin hazin hikâyesi yer almaktadır.

Hikâyenin gerçekleştiği Abdal deresinin Yeşilırmak’a bağlandığı kıyıda bulunan bir kayanın üstünde sırtüstü yatan Melek ve Ahmet’i gören yöre halkı çok üzülür, sel felaketinin açtığı bütün acıları unutup onlar için gözyaşı dökerler. Bu sırada yöre halkının üstünde bulunduğu kaya adeta bu derde, kedere dayanamayıp ‘taş olsa çatlardı’ sözü misali yedi yerinden yarılır ve her bir yerinden su fışkırır. Rivayet o ki bu yedi yerinden su fışkıran kayanın olduğu yere, yedi çift başı bulunan bir değirmen kurulur ve yedi oluğuna da su veren bu değirmen etrafında yedi kez yürümek, sağ ve sol omuz üzerinden yedişer kez su atmak uğur olarak kabul edilir. Değirmen yıkılana kadar da bu gelenek devam etmiştir.[1]

Türk kültüründe sıklıkla rastladığımız yedi sayısının bu türkünün hikâyesinde de yer alması pek tesadüfi değildir. Çünkü yedi rakamı Türk mitolojisinde kutsal kabul edilen sayılardan birisi olarak, geleneksel kültür unsurlarının içinde en çok sözü edilen sayılardan olmuştur. Bu türküde de rivayet edilen kayanın yedi yerinden ayrılması iki aşığın kavuşamamasına verilen kutsallığın bir yansımasıdır.
TÜRKÜNÜN SÖZLERİ
Çarşamba’yı Sel Aldı
Bir Yar Sevdim El Aldı (Aman Aman)
Keşke sevmez olaydım
Elim koynumda kaldı (aman aman)
Oy ne imiş ne imiş (aman aman)
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi
Ateşten gömlek imiş (aman aman)
Çarşamba yazıları
Körpedir kuzuları (aman aman)
Allah alnıma yazmış
Bu kara yazıları (aman aman)
Bu dağlar ulu dağlar (aman aman)
Yârim gurbette ağlar
Yâri güzel olanlar
Hem ah çeker hem ağlar (aman aman)


Yorum gönder