Mağusa Limanı Türküsü ve Hikayesi
Zamanın derinliklerinde, sözlü geleneğin içerisinde acılarımızı, özlemlerimizi ve kayıplarımızı ifade etmenin bir yolunu bulmuşuz; Ağıtlar. İnsanlar, ölümün acısını yürekten hissettiklerinde, bu acılarını yas tutarlarken söyledikleri ağıtlarla dile getirmişlerdir. Ve bu sözlü geleneğin içinde yer alan ağıtlar zamanla türkü formuna bürünerek yayılmaya başlamıştır.[1] Artık türkülerin içinde, kendilerine ağıt türküler olarak bir yer bulmuşlardır.
Ağıtlar, ölen canlılar ve özlenen yurt ile tabiat gibi birçok konu üzerine söylenmektedir.[2] Bu özlem ve acıların ardından duyulan derin üzüntüyü sözlerle ifade etmek amaçlanmaktadır. Ve bu gelenek içinde, “Mağusa Limanı” türküsü özel bir yere sahiptir.

“Mağusa Limanı” türküsü, 1943 yılına dayanan ve acı bir şekilde öldürülen Arap Ali’nin ardından yakılan bir ağıt türküsüdür. İngiliz askerleri tarafından öldürülen Arap Ali’nin ölümü, yöre halkını derinden etkiler. Bu acı olayın ardından, bu türkü onun anısına yakılır. Ancak türkünün tam olarak kim tarafından yakıldığı hala belirsizliğini korumaktadır. Arap Ali’nin oğlu Önder Konuloğlu’nun aktardığına göre, bu ağıt türküsü Arap Ali’nin eşi tarafından yakılmamıştır.[3]
Kökeni Kıbrıs’a dayanan bu türkü, zaman içinde dillerden dillere dolaşarak yayılmış ve birçok varyantı oluşmuştur. Bu varyantı ise İngiliz arşivlerinden elde edilmiştir.
Mağusa Limanı Türküsünün Sözleri
MAĞUSA LİMANI
Mağusa limanı limandır liman (aman aman)
Beni öldürende yoktur din iman
Uyan Alim uyan
Uyanmaz oldun
Yedi bıçak yarasına
Dayanmaz oldun
İskeleden çıktım yan basa basa (aman aman)
Mağusa’ya vardım gan kusa kusa
Uyan Alim uyan
Uyanmaz oldun
Yedi bıçak yarasına
Dayanmaz oldun
Ölür oldum hey hey bak neler oldu (aman aman)
Elbiselerim de gan ila doldu
Uyan Alim uyan
Uyanmaz oldun
Yedi bıçak yarasına
Dayanmaz oldun
Ma(ğ)usa Limanı’ndan aldılar beni (aman aman)
Üç mil uzağına attılar beni
Kafir İngilizler vurdular beni
Uyan Alim uyan
Uyanmaz oldun
Yedi bıçak yarasına
Dayanmaz oldun
Anonim
Bu türkü, insanların duygusal zenginliklerini ifade etmesi, geçmişin acı hatıralarını yaşatması ve toplumun ortak hafızasını canlı tutması açısından önemli bir yere sahiptir.
Son olarak türküyü dinlemek isteyenler için bir link bırakıyoruz.
Kaynakça:
[1] Akt. Kurt, B. (2016). Malatya Yöresi Türkü Söyleme Geleneği ve Malatya Türküleri. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Tezi, s. 73
[2] https://ets.anadolu.edu.tr/storage/nfs/EDB102U/ebook/EDB102U-13V1S1-6-0-1-SV1-ebook.pdf, Erişim: 27.12.2021
[3] Yeliz Shukri, “Onder Konuloglu (Arap Ali’nin oglu)”, Erişim: 27.12.2021, https://youtu.be/-6-fKc31TZg, 15:18-17:30.
turkudostlari.net



Yorum gönder