SARDES: PARANIN VE GÜCÜN DOĞDUĞU TOPRAKLAR
Lidya Uygarlığına başkentlik yapmış olan Sardes Antik Kentin tarihi yüzyıllara dayanmaktadır. Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya devletine başkentlik yapmış antik bir kenttir. Salihli merkezine 9 km, İzmir’e 82 km uzaklıkta olup, İzmir-Ankara karayolunun iki yanına yayılmıştır.
Kroisos ve Tarihteki ilk Paranın İzleri
Sardes’in tarihi incelendiğinde, Kroisos zamanında altın ve gümüşün birleşiminden yapılan bakla biçimindeki paralar, en önemli gelişmelerden biri olarak öne çıkar. Bu paranın önyüzlerinde sırt sırta vermiş, sadece üst bölümleri olan boğa ile aslan bulunmaktadır.
Boğa ile Aslan: Lidya Paralarının Simgeleri
Bir inanışa göre, Aslanların güneşe doğrudan bakabildiğine inanıldığı için, bu hayvan aynı zamanda güneşin somut bir temsili olarak görülmüştür. Antik dönemde aslan, krallıkla özdeşleştirilmiş; hükümdarların gücünü, hâkimiyetini ve koruyucu rolünü simgeleyen bir sembol hâline gelmiştir. Aslan Lydia Krallığı’nı, boğa ise komşu Phrygiayı temsil etmektedir. İnanışa göre Phryg Kralı Midas boğa kanı içerek hayatına son vermiştir. Diğer bir inanışa göre ise ki hayvanın karşılıklı olarak tasvir edilmesi, aslanın boğa üzerindeki hâkimiyetini; dolayısıyla Lidya Kralı’nın Frigya Kralı’na karşı olan üstünlüğünü simgesel olarak ifade ediyor olabilir. Antik toplumlarda semboller, doğa olayları ve hayvan figürleri üzerinden anlamlandırılmıştır. Bu bağlamda, aslan figürü genellikle güç, cesaret ve eril enerjiyi temsil eder. Aslanların güneşe doğrudan bakabildiğine inanılması, onları güneşin yeryüzündeki simgesel temsili haline getirmiştir. Öte yandan, boğa figürü, özellikle tarım toplumlarında, doğurganlık, bereket ve yaşamın sürekliliği ile ilişkilendirilmiştir. Bu figürler, dönem insanının evreni algılayış biçimini ve doğa ile kurduğu sembolik bağı yansıtır.
Aynı zamanda, tarihi Kral Yolu’nun başlangıç noktası olan Sardes, ulaşım ve ticaret açısında da büyük bir önem taşır. Sadece ekonomik değil, mimari ve kültürel açıdan da oldukça büyük önem taşır. Şehirde; ilk tiyatro yapılardan biri, Bin Tepeler ismiyle bilinen 85 tane mezardan oluşan Lidya kraliyet mezarlığı, Batı Anadolu’nun 7 tapınağından biri olan Artemis Tapınağı, Kral Tahtları, Akropol, Gymnasium, Sinagog, Hamam, Mahkeme Binası ve kütüphane gibi birçok yapıyı bulundurmaktadır.
SARDES’İN MİMARİSİ: DUVARLAR, KAPILAR, TERALAR
Sardis’teki savunma sistemi, yüksek taş bir temel üzerine kurulmuş olup, bazı kısımlarda masif taş bloklar, bazı bölümlerde ise kerpiç bloklar kullanılarak inşa edilmiştir. Bu savunma yapısının dışında, sıkıştırılmış toprakla oluşturulmuş destek duvarları yer almaktadır. Bu destek yapılar, M.Ö. 6. yüzyılda sur sistemine eklenerek hem kalınlık hem de dayanıklılık açısından güçlendirilmiştir.
M.Ö. 6. yüzyılın sonlarında Pers saldırısı sonucu zarar gören sur yapısı, daha sonra rektogonal ve poligonal taş işçiliğiyle; quartz, kum ve yerel kireçtaşı kullanılarak yeniden inşa edilmiştir. Kuzeydoğu yamaçta tespit edilen kireçtaşından yapılmış büyük ölçekli teraslar, bu bölgenin kent içerisinde önemli bir konuma sahip olduğunu göstermektedir.
Savunma duvarları üzerinde, kentin batı girişini sağlayan bir kapı kalıntısı açığa çıkarılmıştır. Kireçtaşı ve kumtaşından özenle işlenerek yapılmış bu giriş, mimari detaylarıyla dikkat çekmektedir. M.Ö. 7. yüzyılın sonları ile M.Ö. 6. yüzyılın başlarına tarihlenen kapı, Lidya kralı Kroisos tarafından M.Ö. 547’de tahrip ettirilmiş, ardından kapatılarak yerine yeni bir geçiş kapısı inşa edilmiştir.
Kapıya ulaşan yolların izleri M.Ö. 8. yüzyıla kadar geriye gitmesine rağmen, bu erken döneme ait herhangi bir savunma yapısı günümüze ulaşmamıştır. Sur sisteminin bazı bölümleri,Heraklidler Hanedanlığı döneminde hüküm süren Kral Meles tarafından yaptırılmıştır. Arazinin son derece dik olduğu bölgelerde ise sur inşasına ihtiyaç duyulmamıştır. Kuzeykısımlarda, M.Ö. 6. yüzyıla tarihlenen üç adet kireçtaşı ve kumtaşından yapılmış teras duvarı tespit edilmiştir. Bu teraslara dışarıdan erişim sağlayan merdivenlerin varlığı, söz konusu yapıların yalnızca savunma amaçlı değil, aynı zamanda kamusal ya da törensel kullanım amacıyla da tasarlanmış olabileceğini düşündürmektedir. Teras duvarlarının altında, hangi döneme ait olduğu ve nereye ulaştığı kesin olarak belirlenemeyen bir tünel bulunmaktadır.
Sardes, Lidya Krallığı’nın başkenti olarak hem ekonomik hem de kültürel anlamda önemli bir rol oynamıştır. Ekonomik olarak paranın ilk basıldığı yer olarak tarihe geçerken, kültürel açıdan da önemli yapılar ve sembollerle zenginleşmiştir. Sardes’teki savunma mimarisi ve şehir yapıları, antik dünyada güçlü bir medeniyetin izlerini taşımaktadır. Sardes, sadece Lidya Uygarlığı’nın değil, tüm antik çağın önemli bir merkezidir ve günümüzde de bu zengin mirası keşfetmek, geçmişin derinliklerine inmek için büyük bir fırsat sunmaktadır.
Sultan ÖZBUDAK
KAYNAK
Wikipedia
Türkiye Kültür Portalı



Yorum gönder