Bir Yıldızın Çöküşü: Cahide Sonku
✍🏻; Ela Çakır
Cahide Sonku, Türk sinemasının önemli isimlerinden biridir. 1919 yılında dünyaya gelen Sonku, yeteneği ve güzelliğiyle kısa sürede gözde oyunculardan biri olmuştur. Muhsin Ertuğrul tarafından 16 yaşında keşfedilerek oyunculuğa adım atmış, kariyerini zamanla yapımcılığa kadar ilerleterek Türkiye’nin ilk kadın yapımcısı olmuştur. Ancak onun hayatı yalnızca başarılarla değil, aynı zamanda büyük çöküşlerle de şekillenmiştir.
Cahide Sonku, sahnede ve sinemada sergilediği performanslarıyla dönemin en büyük yıldızlarından biri hâline gelmiş, “15 Milyonun Cahidesi” olarak anılmıştır. Dışarıdan bakıldığında şatafat içinde bir hayat sürüyor gibi görünse de iç dünyasında büyük savaşlar veren bir kadındı. Çocukluk yıllarında babası tarafından terk edilmesi ve ailesiyle yaşadığı maddi sıkıntılar, onda erken yaşta güçlü olma ve bağımsız hareket etme isteğini pekiştirmiştir. Hayatındaki erkekler çoğu zaman ülkenin önde gelen isimlerinden olmuş, ancak Sonku, ilişkilerinde gerçek bir duygusal bağ kurmaktan çok, kendi özgürlüğünü ve statüsünü korumaya odaklanmıştır.

Erkek egemen bir sektörde yapımcılığa yönelmesi, onun cesur ve lider ruhlu karakterini ortaya koyan en büyük adımlardan biridir. Ancak tam her şey yoluna girmişken, o dönemki eşi İhsan Doruk’tan boşanması ve ardından yapım şirketinin iflası, onun hayatında büyük bir dönüm noktası olmuştur. Şirketin yanarak küle dönmesiyle birlikte maddi gücünü kaybeden Sonku, bu yıkımın psikolojik etkileriyle de başa çıkmak zorunda kalmıştır. Yaşadığı travmaların sonucu olarak alkol bağımlılığı giderek artmış, bu süreçte oyuncu ve şair Cahit Irgat’la yakın bir ilişkiye girmiştir. Ancak bu ilişki, iki alkol bağımlısının birbirini daha da derine çektiği bir bağ hâline gelmiştir. Sonku, Irgat’a kıyasla daha kontrollü görünse de, onun yanında kendini daha iyi durumda hissettiği için bağımlılığını kendi içinde hafifletmiş, görmezden gelmiştir.
Psikolojik açıdan bakıldığında, Cahide Sonku’nun hayatı, kimlik krizi ve melankoliyle örülüdür. Zirveden dibe doğru hızla düşmesi, kendine duyduğu güvenin sarsılmasına ve toplumdan giderek uzaklaşmasına neden olmuştur. Bir zamanlar lüks içinde yaşayan, sahnelerin en aranan ismi olan bu güçlü kadın, zamanla tiyatroyu yalnızca alkol parasını çıkarabileceği bir araç olarak görmeye başlamıştır. Bu durum, bağımlılığın onun hayatındaki kontrolü nasıl ele geçirdiğini ve kendini nasıl sabote ettiğini açıkça göstermektedir.
Cahide Sonku, 18 Mart 1981’de, 61 yaşında hayatını kaybetmiştir. Cenazesi Muhsin Ertuğrul Şehir Tiyatrosu’nda düzenlenen bir törenle uğurlanmış ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilmiştir. O, yalnızca yeteneği ve başarılarıyla değil, aynı zamanda hayatta yaşadığı büyük iniş çıkışlarla da anılmaktadır. Güçlü, cesur ve özgüvenli bir kadın olmasına rağmen, travmaları ve bağımlılığı, onun trajik sonunu hazırlamıştır. Onun hikayesi başarılı insanlara hayatın nasıl acımasız olabileceğini gösteren önemli bir örnektir.
Zirveye ulaşmak ne kadar zorsa orada kalabilmek de bir o kadar zordur.Denge ve içsel güç ister. Oranın büyüsüne kapılıp bu dengeyi kuramayanlara hayat pek de adil davranmayabilir.
Hikayesini daha derinlemesine incelemek isterseniz Osman Balcıgil’in Kızıl Çengi romanını okuyabilirsiniz.


Yorum gönder