EBEVEYN TUTUMLARININ ÇOCUKLARA ETKİSİ

Ebeveynler, çocukların kişilik özelliklerinin oluşmasında önemli ölçüde rol oynayan, tutum ve davranışlarını biçimlendiren, onu toplum içinde, gelecek yıllardaki rolüne hazırlayan çocuğun gelişimini önemli ölçüde belirleyen bireylerdir. Her bireyin kişiliği doğumdan başlayarak tüm yaşamı süresince toplum ve çevredeki yaşantılar ile şekillenir. Burada ebeveynlerin çocuk yetiştirme tutumları birçok sosyal ve çevresel etkenden daha önemli yere sahiptir. Anne babalar çocuğun sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimini etkilemektedir.

Sosyal varlıklar olarak biz insanlar için temel ihtiyaçlardan biri toplumun bir parçası olmaktır, aile ise çocuğun ilk sosyal deneyimlerini edindiği yerdir. Ebeveyn tutumları çocuğun aile içindeki rollerini belirlerken bu büyük ölçüde, grup içinde dengeli bir birey olabilmesi için çocuğa güven duygusu aşılamakta, sosyal kabul görebilmesi için gerekli ortamı hazırlamakta, toplumsallaşmayı öğrenmesi için kabul edilmiş uygun davranış biçimlerini içeren bir model ya da istediğimiz bu modelin tam tersini oluşturmaktadır. Yani anne-baba-çocuk arasındaki ilişki, çocuğun gelecekteki sosyal ilişkilerinin de temelini oluşturmaktadır.

FOTOĞRAF: DİLSEM

Ebeveynler çocuğa karşı tutum ve davranışlarıyla çocuklarını duyarlı, ilgili, sorumlu, mutlu veya kaygısız, sorumsuz ve mutsuz bireyler haline getirebilmektedirler. Ve çocuklar ailelerinden aldıklarını başkalarına yansıtacaklarından dolayı sağlıklı bireyler ve sağlıklı nesiller yetiştirilmesinde anne ve babalara büyük sorumluluklar düşmektedir.

Ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişkilerin önemi bu ilişkilerin çocuğun psikolojik ve sosyal gelişimi üzerindeki etkisinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle çocukluk döneminde belki de en belirleyici faktörlerin ebeveyn davranışları olduğu söylenebilir. Bu bağlamda yazıda anne-baba davranışları ise demokratik, otoriter, ihmalkâr, izin verici, aşırı koruyucu tutumlar olmak üzere 5 kategoride değerlendirilecektir.

  • Otoriter tutum: Aşırı kuralcı ve otoriter ebeveyn tutumlarıdır. Ebeveynler bu tutum içerisinde çocuğa sahip olduklarını düşünüp, bir birey yerine koymamaktadır. Çocuklarının kendi çizdikleri sınırların ve kuralların içinde olmasını isterler. Özel alan tanımayan, seçim hakkı vermeyen, hoşgörüsü olmayan davranış kalıplarını uygularlar. İstenmeyen davranışı ceza yöntemi ile halletmeye çalışırlar bu cezalar suçlama, korkutma, aşağılama şeklinde de gerçekleşebilir. Bu tarz aileler içinde büyüyen çocuklar genellikle mutsuz, kaygılı, öz güveni ve öz saygısı düşük, stres ile baş etmekte zorlanan, iletişim beceriler düşük, rekabet ortamından kaçınan çocuklar haline gelirler bununla birlikte kendinden güçsüz gördükleri kişileri ezme eğiliminde olabilirler. Ayrıca herhangi bir konuda fikir belirtmekten, hareket etmekten kaçınırlar. Kendi potansiyellerini ortaya çıkartamazlar.
  • İhmalkâr tutum: Çocuklarına karşı ilgisiz davranan ebeveyn tutumudur. Hoşgörüden ayrı boş vermiş bir tutum içerinde olan ebeveynler çocuklarının varlığını ya da yokluğunu önemsemezler. Çocuklar bu nedenle ebeveynlerinin önceliklerinin içinde olmadığını düşünürler ve yalnızlık, değersizlik, çaresizlik hissedebilirler. Bu çocuklar insan ilişkilerinde güçlük çekerler, öz güveni ve öz saygısı düşüktür. Kendi potansiyellerini ortaya çıkartamazlar.
  • İzin verici (Hoşgörülü) tutum: Çocuklarına sınır koymayan ebeveyn tutumudur. Bu ebeveynler çocuklarına her istediği şeyi yaparlar ve aşırı ilgi gösterirler. Çocuğun her davranışını hoş görerek çocuğu şımartırlar. Çok fazla özgürlük alanı sağlarlar, disiplin alt seviyededir. Fakat bu şekilde büyüyen çocuklar sürekli bir istek halinde olurlar. Her şeyden kolay sıkılıp yenisini isteme eğilimindedirler. İstediği şey olmadığında veya olamadığında bu iki ayrımı muhakeme etmeden tepki verirler özellikle ağlamak gibi davranış problemleri gösterirler. Çocuklar sınır ve otorite eksikliği hissederler. Sosyal ortamda uyum sorunu yaşarlar.
  • Aşırı koruyucu tutum: Aşırı koruyucu tutum gösteren ebeveynler çocuğunu yetersiz görüp sürekli gözlerini çocukta tutma eğilimindedirler. Sürekli korumaya ihtiyaç hissederler ve çocuklarının önündeki engelleri kaldırıp hayatlarını kısa vadede kolaylaştırdıkları ama uzun vadede çocukların problem çözme yeteneklerini körelttiği bir kısır döngüye girerler. Bu tutum içerisindeki ebeveynler çocuklarının büyüyüp, bireyselleşmesini kabul edemezler. Bu nedenle çocukların ayrılma, birleşme gibi durumlarda zorlandığı görülür. Ya da ilişkilerini ailesinden gördüğü gibi onun himayesi altına girebileceği kişileri tercih ederler. Bu tarz çocuklar muhakeme etmekte zorlanan, sorumluluk alamayan, kendini korumakta zorlanan özellikler sergilediği gibi şımarık, söz dinlemeyen çocuklar da olabilir.
  • Demokratik tutum: Bu tutumu benimseyen ebeveynler çocuklarına destekleyici ve hoşgörülü davranırken bir yandan da denetimi ellerinden bırakmazlar. Problemler açık bir iletişimle çözülmeye çalışılır, çocuklar söz hakkına sahiptir. Hangi durumun sonucunda ne olacağı bilinir. Sevgi ve saygı ön planda tutulur. Ebeveynler çocukları için örnek bireylerdir. Çocuklarının bağımsız bireyler olmasını teşvik ederler. Uyulması gereken kurallar oluştururlar ve bu kurallara önce kendileri uyarak çocuklarının benimsemesini ve içselleştirmesini sağlarlar. Çocuklarının yapabildiklerinden fazlasını istemezler. Yapılan yanlış sonucunda yapıcı davranırlar. Bu tarz çocukların iletişimleri güçlüdür. Kendilerini mutlu hissederler. Özgüvenli, sorumluluk sahibi, muhakeme yetenekleri gelişmiş, saygılı, üretken, girişimci bireyler olurlar. Kendi potansiyellerini gösterebilirler.

Dengesiz ve tutarsız tutuma sahip anne babalar ile karşılaşılmaktadır. Bu anne-babalar çocuğun davranışını bir gün hoşgörü ile karşılayıp, bir diğer gün cezalandırmaktadır. Ya da çocuklarından bir şey yapmasını istediklerinde ve ceza verdiklerinde de nedenini açıklamamaktadırlar. Bir gün samimi diğer gün düşmanca davranabilirler. Bu şekilde sürekli dengesiz ve kararsız tutum içinde olan anne-babalar aslında kendi tutarsızlıklarını çocuklarına da aktarmaktadır bu durumda sürekli tutarsız davranış ve tutumlarla karşı karşıya kaldığı için çocuklar şaşırmakta; korku duymakta, kuruntular ve ilgiyi üstüne çekecek sorunlar çıkarmaktadırlar.

FOTOĞRAF: POSTA GAZETESİ

Farklı tutumlarda yetişen çocuklarda farklı davranışlar gelişmektedir (Hakan, 2003). Çocuklarda ki davranış problemleri, psikolojik rahatsızlıklar, çekingenlik, şımarıklık, öz güven düşüklüğü, çocuğun iç denetim özelliğine sahip olmayışı veya kendi ayaklarının üzerinde duramayışı büyük ölçüde, hatalı anne-baba tutumlarından kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda ROL MODEL OLAN ANNE-BABANIN TUTUMU, GELİŞMEKTE OLAN ÇOCUĞUN KİŞİLİĞİNİ ETKİLEMEKTEDİR. (Yavuzer,2004)

FOTOĞRAF: PSİKOLOJİ&PSİKİYATRİ

Çocuktaki davranış problemlerinin erken dönemde belirlenmesi, duygu-durumunun ne yönde olduğunun fark edilmesi, bu davranışlarının ya da duygularının nedenlerinin öğrenilmesi, çözümü ve davranışın kalıcı hale gelmemesi ve duygu ve düşüncelerinin kendine ve hayata dair gerçekçi olmayan olumsuz inançlar getirmemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, çocuklarda görülen davranış problemlerinin nedenlerinin ve öz-eleştiri yaparak bu problemlerin ortaya çıkmasına neden olan-olabilecek anne baba tutumlarının belirlenmesi gerekmektedir.

Anne ve babaların çocukların gelişimlerini yeterince destekleyebilmeleri için ilk olarak sahip oldukları anne-baba tutumlarını gözden geçirmeleri ve gerekiyorsa işlevsiz olan tutum ve davranışlarında değişikliğe gitmeleri gerekmektedir. Bir ebeveyn olarak, anneliğin ve babalığın duruma göre şekillenmediğini, sıradan bir iş olmadığını, ellerindeki en değerli varlık olan çocukları için önce kendilerini geliştirmelerinin gerekliliğini, yeni bilgiler öğrenmelerinin önemli olduğunu bilmek gerekmektedir.

PSİKOLOG NESLİŞAH KOÇ

KAYNAKÇA

  • ŞANLI, D., & Öztürk, C. (2015). Anne babaların çocuk yetiştirme tutumları ve tutumlar üzerine kültürün etkisi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Elektronik Dergisi8(4), 240-246.
  • Yılmaz, H. (2019). İyi ebeveyn, çocuğu için her zaman her şeyi yapan ebeveyn değildir: Algılanan Helikopter Ebeveyn Tutum Ölçeği (AHETÖ) geliştirme çalışması. Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi3(1), 3-31.
  • Gökkaya, A. (2020). Anne babaların; enneagram bilgisi, ebeveyn tutumları ve affedicilik düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi (Master’s thesis, Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü).
  • Derman, M. T., & Başal, H. A. (2013). Okulöncesi çocuklarında gözlenen davranış problemleri ile ailelerinin anne-baba tutumları arasındaki ilişki. Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi2(1), 115-144.
  • Erdoğan, Ö. Z. E. L., & Zelyurt, H. (2016). Anne baba eğitiminin aile çocuk ilişkilerine etkisi. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, (36).

Yorum gönder