Kar ve Yangın

Türkiye, son bir haftadır kara teslim olmuş durumda. Bir yandan karın kapattığı yollar nedeniyle ulaşılamayan yerler, karda kalmış insanlar ve evde kalmaları istenen insanların zam ve yetersiz kaynaklar nedeniyle ısınma sorunu yaşanırken iktidar ve muhalefete yakın medya çözüm talepleri yerine sorumluluğu “öteki”ne atma yarışına girmiş görünüyor.

Medyanın önceliği çıkarları bağlamında şekillenince sesini duyuramayan halk sosyal medya üzerinden çığlıklarını duyurmaya çalışıyor ancak bu çığlıklar da maalesef ancak kendi mahallelerinde yankılanabiliyor. Hal böyle olunca sorunun kitleselliği ancak “ünlü” ya da “medyatik” kişilerin benzer sorunlar yaşamaları üzerinden tepki vermeleri ile mümkün oluyor. Ancak bu bile ancak belli başlı bölgeler için mümkün olabiliyor. Yani karda kalmak ancak Şafak Sezer karda kalıp sosyal medyadan yayın yapınca kitleselleşebiliyor.

Kaynak; Akşam

Anadolu’da “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” diye bir değiş var. Bu bir şey gerçekleşmeden gerçekleşeceğinin bilindiği anlamında kullanılır. Yani kışın kar yağacağı bilgisi sadece kış geldiğinde değil yaz aylarında da bilinen bir bilgidir. Dolayısıyla sorunla baş başa kalmadan da hazırlıklar yapılmalı, çözümler üretilmeli anlamına gelir.

Türkiye’de kar yağacağı ve bunun sorunlara sebep olacağı bilinmeyen bir bilgi değil, ilk defa yaşanmıyor ve son defa yaşanmayacağı da kesin bilgidir. Oysa çok değil bir ay önce “bütün hazırlıklarımız tamam” diyen bakanlıkların, belediyelerin durumu ve sebep olduğu yıkım ortada.

Kaynak; Tv100

Hal böyle olunca ister istemez akla yeni bir soru daha geliyor yaza hazır mıyız?

Hatırlanacağı üzere 2021 yazı sadece Türkiye için değil birçok ülke için yangın sezonu olarak tarihe not olarak düşüldü. O zaman da yaşanan yetersizlikler, hazırlıksızlıklar gün yüzüne çıkmış ve ciddi bir infiale neden olmuştu. Yine benzer bir yol izleyen medya ablukası ancak birçok ünlü/medyatik kişi ve özellikle Şahan Gökbakar’ın çabaları sayesinde kırılmış ve kitleselleşmiş bir talebe dönüşmüştü. Sonrasında bu yönde bir adım atılıp atılmadığını da maalesef ancak yazın görebileceğiz. Çünkü envanterlerde bir değişiklik olmadığı ortada. İsteyen ilgili bakanlıkların sayfalarına bakarak bir değişiklik olmadığını görebilir.

George R. R. Martin’in Game of Thrones olarak bilinen ve Taht Oyunları adıyla dizi olarak da uyarlanan kitap serisini herkes bilir. Martin bu serinin genel adını “Buz ve Ateş” olarak, yani zıtlıkların mücadelesi olarak tanımlar ve sunar. Seri maalesef yoksul ve yoksunların değişmediği bir hayal kırıklığı ile sonlanır. Martin bu anlamda hikâyesini ve kahramanlarını Hollywood’a satan bir edebiyatçı/yazar olarak tarafını belli eder.

Kesin olan bir şey varsa o da Türkiye’nin içinde bulunduğu iklim kuşağında kar ve yangının olağan bir durum olduğu gerçeğidir. Yine kesin olan bir şey varsa ortak ve örgütlü bir mücadele olmadığı sürece bu durumdan en fazla yoksul ve yoksunların etkileneceğidir.

Doğa karşısında söylenenlerin aksine ve zamanın gösterdiği gibi kazanmak imkânsız. Yani kar ve yangında kazanmak mümkün değil. Ama bu tüm bu zıtlıklar içinde kaybeden olmamak mümkün. Sadece olduğunuz tarafta durmanız yeter.

Kaynak; Haber Global

 

Yorum gönder