Öz Şefkat İle Kendini Kabul Etmek
Kendimizi kabul etmek için en başta ihtiyacımız olan şey fark etmektir. Çünkü fark etmediğiniz hiçbir düşünce, duygu ya da davranış sizi harekete geçirmez…
Peki öz şefkat nedir?
Öz şefkat, bazı durumlarda sizinde haksız olabildiğinizi, yanlış yapabildiğinizi fark ederek kendinizi bu ‘hata ve yaptığınız yanlışla’ kabul edebilmeniz ve kendinize yargılayıcı davranmadan kendinize iyi davranabilmenizdir. Bu tanımı bir örnek ile açıklayalım.
Yakın arkadaşınız siz, kendisi ve hatta toplum için ‘hata ya da yanlış’ kabul edilen bir davranışta bulundu diyelim, yakın arkadaşınıza ne derdiniz?
Yakın arkadaşınıza destekleyici, onun yanında olduğunuzu bildiren ifadeler kullandınız mı? Cevabınız evetse hadi bakış açımızı değiştirelim… Yakın arkadaşınızın ‘hata ya da yanlış’ davranışını siz yapmış olsaydınız kendinize ne söylerdiniz?
Neden böyle davrandım, bunu nasıl fark etmem, bu hatayı ya da bu yanlışı nasıl yaparım, hepsi benim yüzümden… Bu ifadeler size tanıdık geldi mi?
Kendinize karşı olumsuz ve yargılayıcı tavrınızın baskın olduğunu fark ettiniz mi?
Peki biz neden hata ya da yanlış yapamayız, neden daha iyi ya da daha mükemmel olmak zorundayız?
Kendimize olan yaklaşımımız yaptığımız tercihlerimizi etkiler. Peki her zaman haklı ya da hatasız olabilir miyiz? Elbette hayır. Başkalarıyla kurduğumuz empati, başkalarına gösterdiğimiz sevgi ve şefkati hata ve yanlışlarımızda kendimize de göstermeye ne dersiniz?
Her zaman doğru davranışlar sergilemek, yerinde davranmak, toplumsal kabul görmek, olumlu hissetmek aslında her zaman mükemmel her zaman beyaz olmak.. İlk yaptığınız hata ya da yanlışta ise tüm mükemmelliğin bozulduğunu ve her şeyin simsiyah olduğunu düşünmek… Oysa yaşam siyah ve beyazdan ibaret değildir; yaşam gridir! Bazen açık gri bazen koyu gri…
Yaptığımız yanlışlar ve hatalar bize büyümenin ve tecrübe kazanmanın yolunu açar. Eğer hepimiz beyaz olsaydık siyahın varlığını hiç keşfedemezdik.
Yazıyı sonlandırmadan önce, hadi sizinle bir etkinlik yapalım sizi ilk başlarda güldüren bu etkinliğin 2 basamağı var;
Önce lütfen burnunuzda derin bir nefes alın ve bir muma üfler gibi yavaşça serbest bırakın.
İkinci basamağı çok seveceğinize eminim, kollarınızı bedeninizi saracak bir konuma getirin ve kendinize sarılın…




Yorum gönder