Phaselis’te Tahribat: Doğal Alanlar Yok Oluyor, Ekosistem Tehlikede!
Phaselis, doğal güzellikleri ve tarihi mirasıyla ünlü bir bölge olmasına rağmen, otopark genişletmeleri, yapılaşma ve tekne turlarıyla ekosistem tehdit altında! Araştırmalar, Phaselis’in doğal alanlarının tahrip olduğunu ortaya koyuyor. Şimdi, sürdürülebilir bir ziyaretçi yönetimi şart!
TÜBİTAK tarafından yürütülen “Beydağları Sahil Milli Parkı’nda Ziyaretçi Yönetim Modelinin Geliştirilmesi” başlıklı araştırmada elde edilen Phaselis raporuna göre, bölgedeki kara ve deniz ekosistemleri kirlilik nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Araştırmada, kapasitenin yüzde 200’ün üzerinde hizmet verilmesi ve kontrolsüz turizmin en büyük etkenler olduğu belirlendi.
Phaselis Koyu’nun yılda 53 bin 815 kişi tarafından ziyaret edildiği ve ziyaretçi sayısının her yıl arttığı vurgulandı. Son yıllarda ziyaretçi sayısının 250 binin üzerine çıktığı ifade edildi. Phaselis’e gelen ziyaretçilerin yüzde 90’ının alanı piknik ve yüzme amacıyla kullandığı ve plajın günlük tekne turlarının uğrak noktası olduğu belirtildi.
Araştırmada, mevcut kapasitenin yüzde 200’ün üzerinde ziyaretçiye hizmet verildiği tespit edildi. Phaselis Koyu’ndaki piknik alanının günlük kapasitesinin 630, plaj alanının ise günlük kapasitesinin 787 ziyaretçi olduğu hesaplandı. Ancak Antalya Müzeler Müdürlüğü’nden elde edilen verilere göre, yaz döneminde hafta sonlarında Phaselis Koyu’na sadece karadan giriş yapan kişi sayısının 3 binin üzerinde olduğu tespit edildi.
Araştırmada, deniz suyu kalitesinin yaz ve sonbahar aylarında yoğun kullanıcı baskısıyla bozulduğu belirtildi. Özellikle güney liman alanının kirlendiği ve bu durumun gelecek için risk teşkil ettiği gözlemlendi. Ayrıca dip yapısının çamur ve balçık olduğu ve yağ-gres kirliliğinin bulunduğu tespit edildi. Bu kirliliklerin teknelerin ve yüzücülerin etkisiyle oluştuğu düşünüldü. Araştırmada, ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle tuvalet, duş gibi tesislerin yetersiz kaldığı, mevcut personel sayısının ideal personel sayısından düşük olduğu ve alan içinde yönetim problemleri olduğu belirtildi. Ayrıca, Phaselis plaj alanında çöp konteynerlerinin dolup çevreye yayıldığı ve deniz suyu kalitesinin gözle görülür şekilde bozulduğu gözlemlendi.
Phaselis’in otopark alanı olarak kullanılan doğal alanlarda bitki örtüsünün neredeyse tamamen tahrip olduğu belirlendi. Araştırmada, otopark alanının genişletilmesi ve daha fazla araç alabilmesi amacıyla ağaçların kesildiği ve bitki örtüsünün yok edildiği tespit edildi. Bu durum, ekosistemin dengesini bozdu ve doğal yaşam alanlarının zarar görmesine neden oldu. Ayrıca, araştırmada Phaselis’in çevresinde yapılaşmanın arttığı ve bu yapılaşmanın doğal alanlara olan etkilerinin gözlemlendiği belirtildi. Betonlaşma, Phaselis’in doğal güzelliklerine zarar verdi ve habitatların yok olmasına yol açtı. Bu da bölgedeki biyoçeşitlilik ve ekosistem sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturdu. Araştırma raporunda, Phaselis’e yapılan tekne turlarının da ekolojik denge üzerinde olumsuz etkileri olduğu vurgulandı. Teknelerin dalga oluşturarak kıyı şeridinin erozyona uğramasına ve deniz tabanının bozulmasına neden olduğu tespit edildi. Ayrıca, tekne atıklarının deniz suyuna karıştığı ve deniz yaşamı üzerinde zararlı etkilere yol açtığı belirtildi.
Bu bulgular doğrultusunda, Phaselis’in sürdürülebilir bir ziyaretçi yönetim modeline ihtiyaç duyduğu ve acil önlemler alınması gerektiği sonucuna varıldı. Araştırmacılar, ziyaretçi sayısının kontrol altına alınması, kapasite sınırlamalarının getirilmesi, altyapının güçlendirilmesi, çevre koruma önlemlerinin artırılması ve denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi gibi önerilerde bulundu. Phaselis’in doğal ve tarihi değerlerinin korunması, ekosistem sağlığının iyileştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması için bu tür önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır.
Kaynaklar;
Karar Gazetesi
Görsel; Karar.com


Yorum gönder