Umut Ediyorum Ki…

Hayat, dengesi gereği belirsizliklerle doludur. Hayatın dengesi ise aslında tüm bu belirsizlikler, farklılıklar ve anlamlar ile birlikte bir bütün haline gelebilir. Çünkü bunların olmaması halinde dengeden ziyade denklik olacaktır. Denk olmayışın getirdiği o karmaşaların bütünü, hayatı dengeye koymakla görevli aslında. Bu noktada acı, tatlı birçok olasılıkla karşılaşıyor ve onları yorumluyoruz. Algılarımız sayesinde oluşan karmaşanın içinden çıkardığımız yorumu zihnimiz ortaya koyuyor ve biz de böylece denge içinde kalmaya çalışıyoruz. Bazen de bu dengeye ayak uydurmakta zorluk çekiyoruz.

Bu belirsizlikler bütününe baktığımızda; yarın ne olacağına dair bir bilinmezlik ve aynı zamanda geçmişin değişmeyecek yegâne durumu karşımıza çıkıyor. Zihnimizin içerisinde tüm bunlar yerini alıyor ve nasıl yönetildiğine bağlı olarak duygularımızı tetikliyor. Böylelikle her birimiz birbirinden farklı duygular içine girebiliyor, aynı olaylara bambaşka reaksiyonlar verebiliyoruz. Bazılarımız bir olay karşısında çetin düşünce ve duygu süreçleri yaşarken bazılarımız ise süreci yönetmekte zamanlıca davranabiliyor. Baş etme yöntemlerimiz bu kısımda oldukça belirleyici oluyor.

Fotoğraf; kutsalkitap.com

Bu süreçte tüm dengelerin içinde koruyucu ve önleyici faktörlerden bir tanesi ve bence en özel olanı da umut. Umut ediyor olmak dengenin içindeki kaosa karşı düzelebilecek yeni dengelere karşın haberler verir. Yeni ya da o andakinden daha iyi haberler. Olasılıklar zincirinde bulunduğumuz hikayelerimiz içinde umuda sahip olmak, ilerideki ve gerideki yaşananlara ait bir kabul ve inanç taşıyor bir nevi ve olumsuz, işlevsiz olan düşüncelere dair güç taşıyor diyebiliriz. En kötü ne olabilir ve iyiye ne kadar yakınım, onu ne kadar sağlayabilirim gibi soruların arasında ki bağdaşımda umudu taşıyor belki de. En kötüyü düşündüren olasılıklar olumsuza yönelikken iyiye ve ona en yakın olasılığa dair düşünce yapısı ise bir noktada gerçekliğe yaklaştırıyor. Çünkü; kötü şeyler başımıza gelecektir, evet bunlardan fazlasıyla yorulmuş oldukça bıkmış olabiliriz ama bu kötüler bize gelirken de bir olasılık havuzu içerisinde ayrıştılar, havuz aslında tüm gerçekleri içinde barındırıyor. Bu gerçeklerde bize dengeyi aktarıyor. Dengenin kurulumu ise olumlu, olumsuz, belirsiz her şeyi içinde barındırarak oluyor. Umut bize hep iyiye odaklanmayı, iyiyi istemeyi göstermez, umut gerçeğe olan aidiyetimizin göstergesidir aslında. Bu yüzdendir ki, iyiye de kötüye de adapte olabiliyor, hayatta kalabilmek için çaba içine girebiliyoruz. Umut, hayatta kalmanın en büyük destekleyicilerden ve keyfiyetinden biri diyebilirim kendi nezdimde. Olumsuza odaklanıyor olmanın bizi olumsuz uyaranları algılamaya daha da yatkın hale getirmesiyle birlikte tüm gerçekliğe karşı her şeyin olumlu olacağına dair inanç bizi olumsuzluklar karşısında güçsüz kılabilir. Tüm olasılıkları değerlendirme süzgecimizi gerçeğe en yakın hale getiriyor olmak, ümitvâr olmanın anahtarı diyebiliriz. Umutla kalmak, tüm güçleri elinde tutmaya benzer; hangisine inanacağın ve onu korumak için nasıl çabalayacağın ellerinin içinde. Umut dolu bir geleceğe…

Yorum gönder