1 Mayıs Nedir? Ne Değildir?
Bugün İşçi Bayramı olarak tanımlanan 1 Mayıs’ın tarihine bakıldığında birçok benzetme yapmak mümkündür; ancak bayram bunlardan biri değildir.
1 Mayıs’ın geçmişi 1856’da Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçilerinin 8 saatlik iş günü mücadelelerine ve iş bırakma eylemlerine kadar götürülür. Ancak İşçi ya da Emek Günü olarak adlandırılması 1 Mayıs 1886’da Amerika Birleşik Devletleri’nin Şikago kentinde gerçekleştirilen bir grevin ardından gerçekleşti. Grevde ilk defa Siyah ve Beyaz işçiler beraber yürüdü.
Grev devam ederken 4 Mayıs’ta “kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin” bombalı saldırı sonrasında polis grevi desteklemek için toplanan halka ateş açar. Çıkan olaylarda yedi polis ve 4 sivil öldürülürken 60 polis ve 115 sivil yaralanır. Olaylar sonrasında yüzlerce işçi lideri ve işçi tutuklanır. Apar topar yapılan duruşmalar sonrası 4 işçi idam edilir.
5 Mayısta Wisconsin, Milwaukee’de eyalet “milisleri” grev için toplanan halka ateş açarak bir çocuk, bahçesinde tavuklarını besleyen yaşlı bir adam dâhil 7 kişiyi öldürür.
14 Temmuz-21 Temmuz 1889’da toplanan İkinci Enternasyonal‘de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada “Birlik, mücadele ve dayanışma günü” olarak kutlanmasına karar verildi.
1890’ların ortalarında, Amerikan Emek Federasyonu’nun kurucusu Samuel Gompers, “İşçi Günü, herhangi bir ülkede yılın diğer tatillerinden her bakımdan farklıdır. Diğer tüm tatiller az çok insanın insana üstünlüğünün çatışmaları ve savaşlarıyla, açgözlülük ve güç için çekişme ve uyumsuzluklarla bağlantılıdır… İşçi Günü, ölü ya da diri hiç kimseye, mezhebe, ırka veya millete adanmaz” der.
Türkiye’de ise İşçi Günü ilk kez 1912’de İstanbul’da, 1899’da da İzmir’de kutlandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra resmi tatil oldu. 1924’te bir kararname ile yasaklandı ve hem 1924 hem de 1925’te gösterilere kolluk kuvvetleriyle müdahale edildi. 1935’te Ulusal Meclis, İşçi Bayramı’nı yeniden tatil ilan etti.
1980 darbesinden sonra iptal edilen 1 Mayıs 1981 yılına kadar resmi tatildi. 2010 yılında hükümeti, bazı kayıplar ve gösterilerin ardından resmi tatili geri getirdi.
Yine de Türkiye’de 1 Mayıs hafızalara “Kanlı 1 Mayıs” olarak kazınmıştır. Kutlamalar için Taksim Meydanı’nda toplanan halkın üzerine ateş açıldı ile 34 kişi hayatını kaybetti. Taksim Meydanı bu nedenle 1 Mayıs için özel bir toplanma alanı olmasına karşın meydanda kutlamaların yapıldığı yıllar bir elin parmağını geçmez. Her türlü kutlamaya açık olan meydanda son olaysız 1 Mayıs 2012’de kutlandı. 2012’den bu yana yalnızca 1 Mayıs için kapatılan meydana ulaşımda kısıtlanmaktadır. Buna karşın her yıl Taksim Meydanı’na ulaşma çabaları ve mücadelesi son bulmuş değil.
1 Mayıs’ın bayram olarak kutlanması elbette yanlış değildir. Ancak bayram nezaketinde dayanışmanın, mücadelenin ve emeğin ve bunlar için verilen mücadelelerin, kaybedilen hayatların unutulmaması da önemli olsa gerektir.
1 Mayıs’ın bayram gibi kutlanacağı günlere ve bunun için mücadele edenlere selam olsun.

Yorum gönder