Erteleme Üzerine
Erteleme davranışı, klinik düzeyde incelendiğinde “kişinin sonucunun olumsuz olacağını bildiği halde, niyetlendiği davranışı bilerek yapmayı ertelemesi” olarak ele alınır. Olumsuz sonuçlar doğuracağını bilse de kişinin erteleme davranışını sürdürmesinin altında yatan sebep, yapılacak olan iş ya da görevin temelindeki sıkıntı, kaygı, endişe, güvensizlik, kendinden kuşku ve üzüntü gibi olumsuz duyguları yönetmesindeki zorluktur. Bu duyguları kişi yönetirken zorluk yaşadığı için o an yapması gerekse dahi yapacağı işi bırakıp başka şeylere yoğunlaşabilir. Yani erteleme davranışının kökenini, duygu yönetim sorunu oluşturmaktadır.
Erteleme davranışı toplumda oldukça yaygın ve çokça karşılaştığımız bir durum aslında. Öyle ki toplumda 5 kişiden birinde, öğrencilerde ise iki kişiden birinde görülüyor. Ve çoğu zaman erteleme davranışı toplumda tembellik, üşengeçlik olarak görülüyor ki bunu sadece dışarıdan sesler söylemiyor, kişi kendi iç dünyasında kendini eleştirerek bu şekilde etiketliyor.
Kişi kısa süreli yaşadığı rahatsızlık hissinden kaçıyor olmak için haz verecek bir ödül arayışına giriyor ve kısa sürede keyif verecek aktivitelere yönlenerek o an yapmak durumunda olduğu işi erteliyor. Duygu yönetimi sorunu dediğimiz erteleme davranışı sonucunda kısa süreli bir yönetimden kaçıyor olup rahatlatan bir aktivite yaptığımız içinde uzun vadede suçluluk, pişmanlık, kaygı, stres gibi duygular hissederiz. Çünkü yapmamız gereken iş hali hazırda bizi bekliyordur.

Erteleme ile bağlantılı olduğu en sık düşünülen nedenleri, karamsarlık, mükemmelliyetçilik, başarısızlık korkusu olarak sıralayabiliriz. Tabii bunlar dışında çeşitlilik gösteren kalıplarda var fakat en sık karşılaşılan düşünce hataları arasında bunlar yerini alıyor diyebiliriz. Kısaca açıklamak gerekirse, karamsar düşünce yapısında olduğumuz zaman, ‘bu işi zaten bitiremem, ne kadar çalışsam da bir şeyler ters gidecek’ gibi düşüncelerle yaptığımız işin bizde yoğun ruhsal isteksizliğe ve mutsuzluğa yol açmasını sağlayabiliriz. Mükemmelliyetçi düşünce yapısı ise, o an yapacağımız iş için en yüksek standartları görev listesine eklememize, işi kendimiz için en zor ve en ‘mükemmel’ haline koymaya çalışırız. Ve bununla birlikte ‘bu işi mükemmel yapamayacaksam, yapmamam daha iyi’ diye düşünüp işi ertelemiş oluruz. Başarısızlık korkusu düşünce yapısında kendisi yetersiz ve başarısız olacağına dair kuvvetli bir temel inançla gösterir. Kişi önündeki işi başarmayacağına inanmış ve bu işi başaramamayı da kişisel bir yenilgi haline getirmiştir. Kişi bu kalıpta, ‘diğerleri gibi başarıyla bitiremeyeceğim, muhakkak eksik yerler kalacak, başaramayacağım yapmamalıyım’ şeklinde düşüncelerle işi ertelemeyi bazen ise hiç yapmamayı tercih eder.
Peki erteleme davranışı için neler yapabiliriz?
Öncelikle kişinin iç süreciyle ilgili farkındalığı oldukça önemli, erteleme davranışının bir duygu yönetim sorunu olduğunu ve bunun alt başlıklarını çözümlüyor olması önemli. Erteleme davranışının aslında işlevsel olmayan düşünceler sonucu oluşan duyguları yönetmemizdeki sorun olduğunu kabulleniyor olması faydalı olacaktır. Duygu yönetimi noktasında farklı olay ve duygular karşısında neler yaptığını gözlüyor ve bu noktada kendisini çözümlüyor olması bu süreçte destekleyici olacaktır. Farkındalık ve çözümleme açısından mindfulness egzersizleri işlevselliği artırır.
Kişinin olumsuz düşünceleri konusunda bunların tersini kanıtlayacak veriler arayışında olması ve bu olumsuz düşüncelerin nereden geldiğini keşfetmesi faydalı olacaktır. Bazen erteleme davranışının temeli yetiştirilme biçimimizle de alakadar olabilir. Beklentili bir aile modelinde yetişmiş olmak, iç süreçte kendinizden bir şeyler beklemenize, işleri mükemmel yapmak istemenize sebep verebilir. Bunları keşfediyor olmak aslında bu düşüncelerin size ait olmadığını görmenizi, aktarıldığını bilmenizi sağlayacaktır.

Zaman yönetimi noktasında takılıyorsak, verimli olduğumuzu bildiğimiz saatleri seçiyor olmak bu konuda etkin olacaktır. Verimli ve üretken olduğumuz saatleri bizde kaygı uyandıran işlere ayırmak bu saatleri fırsata çevirmemizi sağlayacaktır.
İşe başlarken bir görev listesi yapıyorsanız ve bu noktada çok yükleniyorsanız, görev listesini en aza indiriyor olmak sizi rahatlatacaktır. Ve görev listesini çeşitlendiriyor olmak bu noktada önemli çünkü gerçek beklentilerin olmadığı bir liste zaten iş yükü noktasında size fazla geleceği için zaten olumsuz düşüncenizi bir noktada gerçekleştirmiş olursunuz. Bir gün içerisine sığmayacak görevleri iki saatlik bir zaman dilimine sığdırmak o işte başarı sağlayamayacağınız bir sonuç verecektir. Ve aslında kehanetimizi gerçekleştirmiş oluruz. Bu noktada gerçekçi hedefler koyup, hedefleri kolay olandan zor olana doğru sıralıyor olmak verim sağlayacaktır.
Baştan çıkarıcı ve dikkat dağıtıcı faktörleriniz varsa, çalışıyorken sürekli telefona bakmak birden durup sosyal medyada geziniyor olmak ya da kahve molasına ayrılıp dakikalarca dönmemek işi aksatmanıza ve motivasyonunuzun düşmesine sebebiyet verecektir. Verdiğiniz ara sonrası işe tekrar döndüğünüzde duygusal sancılara yeniden girmek olağan olacaktır. Bu noktada dikkat dağıtıcı etmenleri uzaklaştırıyor olmak ve en sade haliyle bir çalışma ortamı sağlıyor olmak faydalı olacaktır.
Ve bu durumda bunları deneyimledikten sonra tekrar sıkıntı çektiğiniz bir süreçteyseniz destek almanızı öneririm.
Psikolog Beril Baran
KAYNAK
https://www.hiwellapp.com/blog/erteleme-dongusunu-kirmak


Yorum gönder