Mermer Ocağı Arama ve İşletme Ruhsatları İptal Edildi.
İzmir’de bulunan Tire İlçesi Büyükkale ve Küçükkale Mahalleleri Kartal Dağı mevkiinde yer alan Emerald Taşımacılık Madencilik tarafından yapılması planlanan mermer ocağı projesine ait arama ve işletme ruhsatları iptal edildi.
Bölge hem ekoloji açısından hem de tarihi açıdan öneme sahip. Davaya konu olan ruhsat sahası Kartal Dağı, yaban hayatı bakımından oldukça çeşitli, farklı türleri bünyesinde barındıran ve Küçük Menderes Havzasına su kaynağı olan bir bölgede yer alıyor. Bölgede tescil edilen 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanları ve dağ patikaları, bölgenin ekolojik turizm potansiyelini öne çıkarıyor.
Tire Belediyesi’nin de davacı konumunda olduğu davada, İzmir 4. İdare Mahkemesi kararını verdi. Mahkeme kararı yapılması planlanan maden ocağının arama ve işletme ruhsatlarının iptali yönünde oldu.
Projenin bölgeye vereceği zarara vurgu yapan mahkeme, kararda şu ifadelere yer verdi:
“Zeytinlik alanlarda yürütülecek faaliyetlere ilişkin olarak öncelikle dikkate alınması gereken özel düzenlemenin 3573 sayılı Kanun hükümleri olduğuna kuşku bulunmadığı, anılan Kanunun 20. maddesinin amacının; gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarında ve bu sahalara üç kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılmasını ve işletilmesini önlemek olduğu açıktır.
Zeytinlik sahalarında açılacak zeytin ürünlerine ilişkin işletmeler için dahi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izni gerekmekteyken, taş ocağı arama sahası için anılan yasa metninde belirtilen mesafe şartının öncelikle dikkate alınması gerektiği tartışmasızdır. Kaldı ki; mermer ocağı merkez olmak üzere 3 km yarı çaplı alanda zeytinlik alan olduğunun belirlendiği, zeytinliklerle kaplı olan arama sahalarında ve zeytinlik alanlarla iç içe olan işletmede zeytinliklere zarar vermeden, toz ve duman çıkarmayacak şekilde faaliyette bulunulması hayatın olağan akışına aykırıdır.”
Dava sonucuna ilişkin açıklama yapan Altıparmak Hukuk Bürosu, kamu idaresinin bu iklim değişikliği ile mücadelede etkin bir strateji oluşturmadığı sürece bu tür davalarla yüzleşmek zorunda kalacağını hatırlatarak şu açıklamayı yaptı: “Doğanın haklarını, gıda ve su güvenliğinin sağlanmasını, sosyal ve ekonomik olarak kırılgan olan kırsal topluluklar için yerel kalkınma, adalet ve eşitlik gibi temel prensipleri dikkate almayan bu tür ruhsatlandırmaların, iklim değişikliği ile mücadele politikalarına aykırılık teşkil ettiğini bir kez daha vurgulamak isteriz. Kamu idareleri, iklim değişikliği ile mücadele için etkin bir strateji ve eylem planı oluşturup uygulamadığı sürece, bu tür davalara yüzleşmek zorunda kalmaya devam edecektir.”
Kaynak; İklim Haber


Yorum gönder