Sosyal Medya ve Cinsel Seçilim

Sosyal medyanın günümüzde ne kadar aktif olduğu aşikardır. Bu durumdan şikayetçi birçok insan olmasına rağmen cinsel seçilimi destekleyen bu uygulamalar hayatımızda var olmaya devam edecek gibi duruyor. Bu uygulamaların var olması ve devamlılığı cinsel seçilim temelleri üzerinden değerlendirilebilir.

Son zamanlarda öne çıkan sosyal medya gerçek değildir algısının arttığı görülüyor. Ancak bu bilgiyi herkesin algılamasına rağmen neden hala bir güzellik furyası devam ediyor? Bunun nedeni aslında direkt biz insanların kendini nasıl göstermek istediği nasıl sunduğuyla alakalıdır. İlk gözlemin önemli olduğu bu sistemde kişiler artık bizleri ilk önce sosyal medya hesaplarımızdan kontrol edip bir ön değerlendirme gerçekleştiriyorlar. Bundandır ki çoğu insan profil resimlerine önem vermekte ve hatta hesapları açık veya gizli kullanmak dahil attığımız gönderiler, hikayeler ekstra önem içermektedir. Beğeniler arttıkça atılan gönderi yoğunluğunun artması yani sosyal medya kullanımının artması bundandır.

Filtrelerin artması da güzellik algısının sahteleşmesine sebep olurken kişilere bu sahte algıyla yüzlerinin kusursuz kaş, göz, ten, dudaklara sahip olmaları gerektiğini dayatır. Çoğu kişinin filtreli halini gördükten sonra artık doğal halini beğenmediğini görüyoruz. Bu durum estetik dünyasını hareketlendirse de toplum bazında özellikle özgüven eksikliği olarak kişilerde görülmektedir. Sadece kadınların değil çoğu erkeğinde günümüzde bu algıya kapılması hiç de şaşırtıcı değildir.

Fotoğraf: Sosyal Profesyoneller

Cinsel seçilimin geçmişten beri yer etmiş bazı kalıpların etrafında şekillendiğini düşünürsek kadınların kendilerini sağlıklı, doğurgan, iyi bir partner, iyi bir anne olabileceklerini gerek vücut gerekse de yüz kusursuzluklarından sinyallemeye çalıştıkları görülür. Geçmişe bir baktığımızda kadının seçici olduğu açıktır. Çünkü kadın yılda bir kez çocuk sahibi olabiliyorken erkekler birçok çocuk sahibi olabilirler. Bu gibi nedenlerle kadının çocuklarına sahip çıkacak, onlara bakabilecek bir erkeği bulması gerekmektedir. Ancak erkek için sadece doğurgan olması ve neslini devam ettirebilmesi yeterlidir.  Bu demektir ki aslında kadınların değil erkeklerin kendilerini göstermesi gerekmektedir. Ancak kadınlar arası rekabetin artmasıyla yani Güzel görünüş, sağlıklı beden, feminen karakterler doğurganlığı sinyallediği için erkekler tarafından daha çok ilgi görmeye meyilli olurlar. Filtreler ile sağlanmak istenenin bu olduğu söylenebilir. Erkeklerin sosyal medyasına bakıldığında bir güç gösterisi bulunur. Sahip olduğu en iyi şeyleri sergilemeye çalışan erkekler daha çok gövde gösterisinde bulunurlar. Bu durumun temeli çocuklarıma bakabilirim, bu güce sahibim imajıdır. İnsanların doğasında bulunan bu sistem istem dışı olarak bizler fark etmeden gerçekleşebilir. 

Çocuklar ve Yanlış Etkileşim

Sosyal medya bağımlılığının gittikçe artması ve yaş sınırının kontrolsüzlüğü yanlış bilinçlenen çocuklara neden olmaktadır. Bir yaş sınırı konulmasına rağmen denetleyici olmadığı görülmektedir. Bu durum genç kızlar ve genç erkeklerde kendilerini sosyal medyada gördükleri insanlarla kıyaslama olasılıklarını arttırmaktadır. Gerek yaşam koşullarına gerekse de dış görünüşlerine özenmek çocukların kendi benliklerini bulmada zorluklarla karşılaştıracaktır. Kendini yetersiz olarak algılayan genç kızlar ve erkekler hayatlarına daha çok küçük yaşlarda dışlanmalarla, hor görülmeyle birlikte özgüven boşluğu yaratarak başlamaktadırlar.  Bu nedenle ebeveynlere büyük sorumluluk düşmektedir. Denetleyicinin tam olarak kendileri olması gerekir. Ve çocuklar için minik bilinç eğitimi yapmaları gerekmektedir.

İlk Fotoğraf: Kadıntv

3 comments

Sermin

Tebrikler. Keyifli bir yazı olmuş.

Mert Atalay
Mert Atalay

Yazınızı çok beğendim, emeğinize sağlık.

Ömercan Kartal

Akıcı ve anlaşılır bir dille, doğru konulara değinilmiş. Emeğinize sağlık..

Ömercan Kartal için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et