TÜRKİYE’DE VEGANİZM

Sia Insight’ın 2020 yılı Kasım ayında üç büyük uluslararası şirket sponsorluğunda 15 – 55 yaş grubu kentli 806 tüketici ve 205 vegan nezdinde gerçekleştirdiği Türkiye’de Beslenme Alışkanlıkları ve Veganizm Araştırması bulgularına göre Türkiye’de bulunan vejetaryen ve veganların toplam oranı yüzde 5’in altında bulunuyor ve veganların sayısı da 80.000 civarında. Tüm dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye’deki vejetaryenlerin ve veganların sayısının önümüzdeki yıllarda hızlı bir artış göstermesi şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü hepçil beslenen kitle arasında önümüzdeki yıllar içinde vejetaryen ve vegan beslenme ve yaşam tarzına geçmeyi düşünenlerin sayısı hiç de azımsanmayacak oranlardadır.

Ancak Türkiye’de vegan hayat tarzını benimseyenlerin en önemli motivasyon kaynağı genelde sağlık değil, hayvanları korumak, hayvan hakları, hayvanlara yönelik vicdani sebepler olarak karşımıza çıkıyor. Sağlık ikinci önemli motivasyon kaynağı ve bunu hayvansal gıdaların lezzetini sevmeme izliyor. Çevre sorunları veganlığa geçişin dördüncü ana motivasyonu.

Tüm bu motivasyonların dışında Türkiye’de veganlığın yaygınlaşmasının en önemli nedenlerinden birisi aslında veganlığın kişiye bir kimlik sağlaması ve bunun ardından gelen aidiyet duygusu. Özellikle gençler arasında veganlığın yaygınlaşmasının en önemli nedeninin bu kimlik boyutu olduğu görülüyor. Bu durum vegan ürünlere yatırım yapacak markaların önüne önemli bir sorunu da koyuyor, çünkü veganlar arasında özellikle gençler paketlenmiş ürünlere, markalara en mesafeli yaklaşan tüketici grubunu oluşturuyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bitki bazlı ürünler tüketicilerin ilgisini çekiyor. Örneğin, Türkiye’deki veganların yaklaşık yarısı bitki bazlı et ürünleri hakkında bilgi sahibi ve ürünü duyanların dörtte üçü de bu ürünü tüketmeye sıcak bakıyor, ancak önlerindeki en büyük engel bu ürünlerin olası yüksek fiyatı.

“Bir insan neden vegan olur?” sorusuna iki farklı yaklaşım bulunmaktadır: sağlık ve etik. Sağlık açısından bakıldığında ‘bitkisel beslenme’ olarak adlandırabileceğimiz, genellikle veganlığın sadece beslenme kısmını alan taraftır. Ancak sömürü sadece beslenme amacıyla gerçekleştirilmediğinden veganlığın da tanımı göz önüne alınırsa bir insanın etik boyutunu düşünmeden vegan olması pek mümkün değildir. Tabi ki insan sağlığına olan etkisi düşünülmelidir. Ancak vegan olmak için asıl motivasyon durumun etik boyutudur. Hiçbir sömürüye ortak olmamak, bu sömürünün bir parçası olmayı reddetmek etik bir duruştur. Hayvanların bir meta olarak kabul edilmesini, insanların onlara ‘sahip’ olabileceklerini ve onlardan faydalanabilecekleri düşüncesini tamamıyla reddeder.

Son zamanlarda vegan kişi sayısı dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de artmakta olup her geçen gün vegan ürünlere talep artmaktadır. Türkiye’de vegan ürünlere ulaşım zor olsa da bu durumun zamanla değişeceğini artan talep bize göstermektedir.

Kaynak; vegansociety, plantproteins, veganlık.org, oguzcankinikoglu

Yorum gönder