Veganlık Nedir?
Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız vegan sözcüğü, yalnızca bir beslenme şekli ya da “fit diyet” olarak algılanmaktadır. Ancak veganlık beslenme şeklinden ziyade etik kararlardan doğan bir yaşam biçimidir. The Vegan Society tanımına göre veganlık, hayvanların gıda, giyim ya da başka amaçlar uğruna maruz kaldıkları sömürü ve zulmün her türlüsünden, uygulanabilir olan en mümkün derecede kaçınan bir felsefe ve yaşam biçimidir.

1830’lu yıllarda, “vejetaryen” sözcüğünün orijinal kullanımı hiçbir hayvansal ürün kullanmayan ve vegan beslenen kişileri tanımlamakla birlikte ‘vejetaryenlik’, giyim ve yaşamın diğer alanlarını da kapsıyor ve günümüzdeki veganizm fikrine benziyordu. Ancak yumurta ve süt ürünlerinin tüketilip tüketilmemesi konusunda tartışmalar sürüyordu. 1944 yılında Donald Watson tarafından kurulan The Vegan Society (Vegan Topluluğu) kuruluşu, vejetaryenler için en ideal yaklaşımın tüm hayvansal ürünlerden kaçınmak olduğu düşüncesinden doğmuştur. Böylece vejetaryenlik dışında bir tanıma ihtiyaç duymuş ve eşi “vegan” sözcüğü önermiştir. Kuruluş tarihi tam belli olmasa da her yıl Dünya Vegan Günü olarak 1 Kasım gününde kutlanmaktadır.
Genel tanımıyla hayvansal hiçbir ürünün tüketilmediği bu yaşam biçimi ilk kez duyanlar için imkansız gibi gelebilir. Öyle ki bu düşünce, hayvansal besinlerin tüketilmemesinin insan sağlığını olumsuz etkilediği ya da gerekli protein ve vitamin ihtiyacını karşılamak için hayvansal besin tüketilmesinin zorunlu olduğu yönünde düşünceler savunulmaktadır. Ancak sanılanın aksine sadece bitki bazlı beslenerek vücudumuzun ihtiyaçlarını karşılayabiliriz. Ayrıca her geçen gün sayısı artan vegan ikame ürünler, sömürüsüz bir şekilde alıştığımız o beslenme biçimini bize sunar.

Veganlık temelde sömürü karşıtı olan bir yaşam biçimidir. Hayvanlar üzerindeki sömürüye karşıdır ve bu sömürüyü reddeden bir tavır sergiler. Hayvanları “besin” olarak görmektense onları birer birey olarak kabul eder. Bir hayvanın “etinin, sütünün, yumurtasının, kendisi için ürettiği besinin (örneğin;bal)” insanlar için olduğu düşüncesine karşı olup, insanların hayatta kalmak için bunlara ihtiyacının olmadığını savunur. Hayvanlar yalnızca “beslenme” uğruna sömürülmediğinden tükettiği, satın aldığı herhangi bir ürünün üretiminin herhangi bir aşamasında bir hayvana zarar verilmediğinden mümkün olduğunca emin olmak ister. Üzerine düşünüldüğünde çokta imkansız olmayan bu sömürüsüz yaşam biçimi günümüzde gittikçe yaygınlaşmaktadır.
Özellikle son iki yılda dünyadaki vegan kişi sayısı artmış olup gün geçtikçe de artmaya devam etmektedir.


Yorum gönder