Yaşama Dair…
Yaşamımızda her şeyin mutlak bir iyilik içerisinde olmasını isteriz. Çünkü mutlak iyilik, mükemmel olma isteğimizi karşılayan bir mekanizma olarak görülebilir. Peki mutlak iyilik ve mükemmel olma isteğimizin anlamı nedir?
Her şeyin iyi, güzel ve kusursuz olduğu bir dünya hayal edebilir misiniz?
Her şeyin kötü, kusurlu ve çirkin olduğu bir dünya hayal edebilir misiniz?
Peki bu iki senaryo gerçekten mümkün olabilir mi?
Yaşamımızda var olan sorunlara kızar, onlardan kurtulmaya çalışırız. Çünkü yaşamımızdaki her sorun bizi konfor alanımızdan çıkarır. Konfor alanı, kendimizi rahat hissettiğimiz ve genellikle bir rutin içerisinde ilerlediğimiz bir alan olarak tanımlanabilir. Öyleyse bu alandan çıkmak bizleri neden rahatsız eder?
Konfor alanından çıkmak yarattığı değişim nedeniyle sorunların artmasına, mutlak iyilik hissinin azalmasına ve stres seviyenizin yükselmesine neden olmaktadır. Bunu bir örnekle açıklamaya ne dersiniz?
Örneğin; Ayşe her gün otobüs ile giden biri, Ayşe’nin işe gitmesi durumunda olası sorunlar nelerdir?
- Otobüsü kaçırmak, otobüsün çok kalabalık olması ya da otobüsün arıza yapması olabilir.
Ayşe’nin yeni bir araç aldığını düşünelim, bu durumda Ayşe’nin karşısına çıkacak olası sorunlar nelerdir?
- Arabanın arıza yapması, lastiğin patlaması, yakıtın tükenmesi, kaza yapmak gibi durumlar ortaya çıkabilir.
Bu yeni sorunlar aslında onu konfor alanından çıkarmaktadır. Çünkü var olan sorunları değişim göstermekte ve bu yeni sorunlar karşısında yeni çözümler bulması gerekmektedir.
Yaşam içerisinde ortaya çıkan değişimlerin yarattığı stresin bizi genel olarak olumsuz etkilediği düşünülmektedir. Ancak bu sorunları çözmeye çalışırken gösterdiğiniz çabanın size yeni bir bakış açısı ve tecrübe kazandırdığını söylemek yanlış olmaz. Yaşamımızda olan sorunlar, bizi büyüten ve geliştiren bir araçtır.
Yaşamımızın mükemmel olmadığını ve sorunlarımızında en az konfor alanı kadar önemli olduğunu kabul etmek, bize yeni bir pencere açar…



Yorum gönder