Çocuklarda Dil ve Konuşma Problemleri

Bireylerin iletişim için kullandığı ve doğumundan itibaren öğrenmeye başladığı en önemli iletişim unsuru dil ve konuşma becerisidir. Dil ve konuşma unsuru belirli yaş dönemlerine uygun olarak ilerleme seyrini göstermelidir. Bu yaş aralığı; fizyolojik, psikolojik, çevre ve aile yapısına göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Öncelikle dil ve konuşma kavramlarının birbirinden farklı olduğunu belirtmek gerekir.

Dil; söylenileni anlama, cümleler kurma kapasitesi ve onu anlamlı bir şekle dönüştüren kurallı sistemler bütünüdür. Düşünce ve fikirleri söz, yazı, şekil, jest, mimik ve hareketlerle anlama ve anlatma yeteneğidir.

Konuşma; düşüncelerin, artikülasyon sistemi adını verdiğimiz dil, dudak, dişler, ses telleri, damak gibi ağız içi organlarını kullanarak seslendirilip ifade edilmesidir.

Konuşmayı üreten sistemlerin gelişme ve kullanılmasındaki gecikmeden kaynaklanan, konuşma gelişimini yavaşlatan, çocuğun yaşının gerektirdiği şekilde konuşmasına engel olan bozukluğa “Gecikmiş Konuşma Bozukluğu” denir. Tıptaki adı “Alalia”dır. Kelime anlamı; konuşma eksikliği ya da konuşma becerisini kaybetmedir.

Gecikmiş konuşma bozukluğu çocukların yaşıtlarıyla benzer konuşma becerilerini sağlayamaması olarak tanımlanır. Bir çocuk yaşıyla uyumlu beklenen konuşmayı sağlayamıyorsa bu bir “konuşma bozukluğu” olabilir veya “gelişimsel dil gecikmesi” olabilir. Herhangi bir organa bağlı olarak konuşmada bozukluk olmasına “organik konuşma bozukluğu”, herhangi bir organda bozukluk olmadan ortaya çıkan duruma “işlevsel konuşma bozukluğu” adı verilmektedir.

Çocuklarda Konuşma Bozukluğuna Sebep Olacak Nedenler Nelerdir ? 

Konuşma organlarının yapı bozuklukları ( Dudak ve damak yarıklığı, işitme düzeneği sorunları, ağız ve gırtlak yapısındaki bozukluklar, dişlerdeki yapı bozuklukları vb.)
Merkezi sinir sistemi bozuklukları ( Beyin felci, öğrenme güçlüğü, söz yitimi vb.)
Nörolojik bozukluklar (parkinson hastalığı, serebral palsi, vb.)
Duyusal yetersizlik ( İşitme kaybı, görme kaybı )
Olumsuz çevre etmenleri ve taklit etme
Güdüleme, uyarım ve teşvik eksikliği
Travmalar
Bilişsel bozukluklar ( Zekâ geriliği, down sendromu vb.)
Duygusal-sosyal-psikolojik problemler ve ilgisizlik (Ciddi duygusal sosyal problemi olan anne-baba ya da çocuk, utangaçlık, dikkat çekme isteği, otizm vb.)
Bilingualizm (İki lisanlılık)

Çocuklarda Hangi Ay Kritik Eşik Olarak Kabul Edilir ? 

Çocukların yaşıtlarıyla benzer konuşma becerilerini sağlayamaması ve buna istinaden beklenilen performansı sergileyememesinde 18 ay, kritik eşik olarak kabul edilir. Çocuğun, kendini ifade edebileceği oyun ve motor becerilerinde veya düşüncelerinde herhangi bir sorun ile karşılaşılmıyorsa yaşıtlarıyla da bilişsel – fiziksel aynı seviyede gelişme gösteriyorsa, 18 aylık olduğunda hiç konuşamaması ve 24 aylık olduğunda en az 50 kelime söyleyememesi ”gecikmiş konuşma bozukluğu veya dil ve konuşma bozukluğu” olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çocukların 0-7 Yaş Gruplarında Beklenilen Dil ve Konuşma Becerileri Nelerdir ?

  • Her bebek 3-6 aylık oluncaya kadar anlamsız sesler çıkarabilir ve bu o çocukta işitme kaybı olmadığını göstermez. Sağlıklı doğan her bebekte mutlaka işitme taraması yapılmalıdır.
  • 6-12 aylık bebek “ba ba ba”, “ma ma ma” gibi anlamlı sesler çıkarmaya başlamalıdır.
  • 12 aylık bebek “evet”, “hayır” gibi komutları anlamalı, ismiyle çağırıldığında bakmalıdır.
  • 12-16 ay arasında “dede”, “baba” , ”anne” gibi anlamlı 1-2 kelimesi olmalıdır.
  • 24. ay tamamlandığında 5-10 kelimeli bir kelime dağarcığı gelişmiş olmalıdır.
  • 24-36 ay arasında “bu ne?”, “balon nerede?”, “ben kimim?” gibi soruları anlıyor ve anlamlı cevap veriyor olmalıdır.
  • 24-36 ay arasında 2 veya 3 kelimeli cümleler kurabiliyor olmalıdır.
  • 36. aydan sonra kullandığı kelimeler başka kişiler tarafından anlaşılıyor olmalıdır.
  • 4-5 yaşında basit bir olayı anlatabiliyor olmalıdır.
  • 7 yaşında karmaşık bir olayı anlatabiliyor olmalıdır.

Aşağıda çocuklar ve ebeveynlerin dil ve konuşma becerileri adına yararlanabilecekleri egzersiz süreçlerini önermekteyiz.

Önermiş olduğumuz egzersizleri konuşma aynası karşısında veya göz ve bedensel olarak aynı seviyede olmaya dikkat ederek karşılıklı bir şekilde çalışmaya özen gösteriniz.

DİL VE KONUŞMA EGZERSİZLERİ:

Dil Hareketleri:

  • Dili dışarı çıkarmak
  • Dili dudakların sağına soluna değdirmek
  • Dili dışarı içeri çekmek
  • Dili buruna doğru çıkarmak
  • Dili çeneye doğru çıkarmak
  • Dilin ucunu alt-üst dişlerle ısırmak
  • Dil ile dudakları yalama (yuvarlayarak)
  • Dili üst ön dişlere değdirme
  • Dili şıklatma (dil ile üst damağa vurup alt damağa çekerek ses çıkarma)
  • Dil ucunu üst dişlerden en aşağıdaki ve en soldakine değdirme
  • Dil ucunu alt dişlerden en sağdaki ve en soldaki üzerine değdirme
  • Dili ağız içinde (u) biçiminde kıvırma (yanlarda)
  • Dil ile dudakları ıslatma

Dudak Hareketleri:

  • Dudakları yanlara doğru (alt-üst) çekerek dişleri bitişik vaziyette gösterme
  • Üst dişleri gösterme
  • Alt dişleri gösterme
  • Üst dudağı ısırma
  • Alt dudağı ısırma
  • İki dudağı da ağız içine almak
  • Alt dudağı dışa döndürmek
  • U sesi çıkarır gibi dudakları öne uzatmak
  • Dudakları birbiriyle içe doğru sıkıştırmak
  • Kalemi dudakları arasında tutmak
  • Ruju dağıttığımız gibi iki dudağı birbirine sürtme değdirme

Yanak Hareketleri:

  • İki yanağı aynı anda şişirme
  • Sağ yanağı şişirme
  • Sol yanağı şişirme
  • Soldan sağa sağdan sola sürekli yanak şişirme
  • İki yanağı dişler arasına çekme
  • Dil ile sağ yanağı şişirme
  • Dil ile sol yanağı şişirme

Mimikler:

  • Hayret, Gülmek, Kızmak, Ciddi, Korku, Üzüntü, Uyku, Ağlamak, Evet, Hayır

Çene Hareketleri:

  • Ağzı (çeneler gergin)açmak-kapatmak
  • Alt çeneyi (ağız açık) sağa sola hareket ettirmek
  • Alt çeneyi (ağız kapalı) sağa sola hareket ettirmek
  • Soldan sağa sağdan sola sürekli yanakları şişirme
  • İki yanağını dişler arasına çekmek
  • Dil ile sağ yanağı şişirme
  • Dil ile sol yanağı şişirme

Burun Hareketleri:

  • Burunu buruşturarak yukarı çekmek
  • Burun deliklerini açmak

DİL GELİŞİM ALANI VE EGZERSİZLERİ

Nefes Alma Hareketleri:

  • Ağızda üfleme (dudaklar kapalı durumda)
  • Burundan nefes alıp burundan verme
  • Burundan nefes alıp ağızdan verme, Ağızdan nefes alıp burundan verme
  • Kamış (pipet) ile hava çekme
  • Burundan iki defa nefes alıp, iki defa verme
  • Ağızdan iki defa nefes alıp iki defa ağızdan verme
  • Kağıt, pamuk, pinpon topu vb. bol nefes ile nesneyi üfleme (yakın-uzak mesafe)
  • Nefesli müzik aleti çalma, Balon şişirme
  • Islık çalma, Burun çekmek, Öksürmek
  • Horlama, Esnemek, İç çekmek

Gırtlak Hareketleri:

  • Tükürerek yutkunma, Su yutma
  • Gargara yapma, Gırtlaktan öksürme (ses ayarlama)

 

Doğru bir teşhis ve tanı konulabilmesi için etik çerçevelerce çocuğun yarar ve fayda sağlanması göz önünde bulundurularak ilk önce kulak burun boğaz doktorlarına, cerrahi veya medikal olarak tedavi edilecek bir durum olup olmadığı belli olduktan sonra ilgili alandaki bir uzmana başvurulması gerekmektedir.

Konuşmayı engelleyecek faktörlerin belirlenebilmesi için işitme testi, zeka testi, psikolojik testler uygulanmalıdır. Böylece konuşma bozukluğunun nedeni tespit edilerek tedavi planlaması bu nedenlerin ortadan kaldırılmasını amaçlayacak şekilde oluşturulmalıdır.

Bu süreçlerle birlikte eş güdüm olarak ilerlenmesi gereken, alanında uzmanlığı ispatlanmış dil ve konuşma terapistlerden, psikologlardan ve psikiyatristlerden profesyonel bir destek alınması gerekmektedir.

 

Kaynaklar;

Öne Çıkan Görsel;

https://onedio.com/haber/cocuklarda-konusma-geriligi-nasil-tedavi-edilir/

https://www.erdempsikiyatri.com/gecikmis-konusma

https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/cocugum-buyuyor-ama-konusmuyor

antalyameleklerozelegitim.com/dil-ve-konuşma-egzersizleri/

 

Yorum gönder