DEPREM BÖLGESİNDE KADINLAR’IN YAŞADIĞI ZORLUKLAR/Melisa KURDAŞ

Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde iki deprem; Gaziantep, Diyarbakır, Hatay, Malatya, Osmaniye, Adıyaman, Şanlıurfa, Kilis ve Adana olmak üzere on ili, Suriye’yi ve çok sayıda kişiyi etkiledi.

Yaşanan depremle beraber büyük yıkımlar yaşanmış, evler-yollar çökmüş ve deprem bölgelerinde elektrik, su, doğalgaz gibi sistemler zarar görmüştür. Bu sistemlerin zarar görmesi, geç gelen yardımlar, depremzedelerin ve bölgedeki gönüllü çalışanların yaşadığı psikolojik zorlukların yanı sıra temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda zorluk çekmelerine neden olmuştur. Örneklerini gördüğümüz diğer depremlerde olduğu gibi bu olumsuz durumdan en çok etkilenen gruplardan biri de kadınlardır. Kadınlar sağlık, hijyen ve barınma gibi pek çok konuda olumsuz etkilenmişlerdir.

Deprem sonrası kadınlar, evde olduğu gibi aile içi ihtiyaçların karşılanmasına dair sorumlulukları kendileri de travma yaşarken üstlenmek, diğer aile üyelerine de duygusal olarak destek çıkmak zorunda kalmışlardır.

Kaynak; cumhuriyet.com

Deprem sonrası süreçte bölgedeki kısıtlı koşullar kadınların sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Temiz su, besin gibi kaynaklara kısıtlı erişim, yeterli derecede hijyen malzemesi sağlanamaması ve sağlık hizmetlerine normal şartlara göre zor erişim kadınları hastalığa daha açık hale getirmiştir.

Deprem bölgelerinde, yaşanan stres kaynaklı regl kanamalarında da artış görülmektedir. Ped ihtiyacı, temiz tuvalet ve temiz suya yeterli miktarda erişim olmaması, deprem bölgelerindeki kadınların regl döneminde hijyen konusunda karşılaştığı diğer problemlerden biridir.

Giyim konusu da önem teşkil etmektedir. Mevsim şartlarının soğuk olması, kalın ve temiz kıyafet ihtiyacı, kıyafetlerin yıkanabileceği bir alan olmamasıyla birleşince kadınların içinde bulunduğu durumu daha da zorlaştırmaktadır.

Kaynak; cumhuriyet.com

Deprem bölgesinde konaklayacak yeri olmayan depremzedeler sokaklarda veya çadır kentlerde kalmaktalar. Bu durumla ev koşullarında yaşamdan, geçici barınma alanlarında yaşama geçiş yapan kadınlar hem kendi güvenliğinden hem de çocuklarının güvenliğinden endişe duymaktadırlar. Yalnız ve savunmasız kalan kadınlar hem kendileri hem çocukları için cinsel, fiziksel, psikolojik şiddet ve istismar korkusuyla yaşamaya çalışmaktadırlar. Mahremiyet eksikliği, güvensizlik, tuvalet ve duşların kadın ve kız çocukları için ayrı olmaması, sağlıklı hijyenik yaşam koşullarını sağlayamama kadınların yaşamını zorlu ve güvensiz hale getiriyor. Tüm bunlar kadınlarda kaygı durumunu ve psikolojik depresyon ihtimalini arttırmaktadır.

 

Kaynakça

Ünür, E. (2021). AFET YÖNETİMİNDE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ: DOĞAL AFETLERDE CİNSİYETE DAYALI ZARAR GÖREBİLİRLİK FARKI . İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi , 13 (2) , 351-381 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/iausos/issue/61127/899178

Satıl, C (2023). DEPREM BÖLGELERİNDE SALGIN TEHLİKESİ, doğrulukpayı.com

 

Yorum gönder