El-Alem Ne Der?
Sahi kim bu el- alem ve bizim hakkımızda nasıl bu kadar çok şey biliyor?
Aslında el de alem de biziz… Toplumun parçası olan her birey aslında el-alemin bir parçası…
Peki el-alemi sevmiyorken onun bir parçası olmak sizce de çelişmiyor mu?
Bu sorunun cevabı sanıyorum ki ‘kocaman bir evet!’… Hadi bu eveti birlikte değerlendirelim…
Toplum içerisindeki rollerimizin bizi oldukça etkilediğini ve yaşamımızı toplumdaki uygunluk normlarına göre yaşadığımızı dile getirmek isterim. Birinin kızı, oğlu, eşi, annesi, babası ya da tanıdığı olmak bizim rollerimizdir. Ve elbette rollerimizin getirdiği öğretiler karakterimizi ve yaşamımızı şekillendirir.
Örneğin; ‘Annenin söylediği her şey doğrudur, onun sözünden dışarıya çıkma!’ Bu söylem size de bir yerden tanıdık geliyor mu?
Cevabınız evetse sizde rolünüzü ve bu rolün gereğini başka bir kişinin söyleminden öğrendiniz.
Siz büyürken size rolleriniz ve ne yapmanız gerektiğini söyleyen öğretilerin söyleniş biçimleri, vurguları ve sürekliliği aslında sizin yaşamızı şekillendirdi. İşte bu şekillendirme sürecinin azaldığı noktalarda ise bu rollerde sizin ne yapmak istediğiniz devreye girdi. Bu isteklerin toplumdaki uygunluk normlarından uzak olduğu durumlarda ise dışarıdan kişiler tarafından yargılandınız. Yani el-alem tarafından…
Peki biz el- alemin nasıl içerisinde olabiliyoruz?
Bu sorunun cevabı ise biraz daha karmaşık…
Örneğin; ‘Yeni gelen kız ile tanıştın mı? Başka bir şehirden gelmiş, bence buraya uyum sağlayamayacak.’, ‘Sabah bir bardak kırmış, ne kadar sakar biri’, ‘Konuşurken çok takıldı, bu işi yapamaz’, ‘Geç kaldı, kesin tembel biri’, ‘Selam verdiğimde 2 metre ileride olmasına rağmen kafasını çevirdi, kesin bana karşı bir tavır sergiliyor’… Peki bu söylemlerden en az biri size tanıdık geliyor mu?
Eğer cevabınız evetse el-alem’e hoş geldiniz…
Kişiler ile konuşmadan isteklerini, düşüncelerini ya da duygularını yalnızca dışarıdan gördüğümüz kadarı yani tahminlerimiz ile değerlendiriyor olmak ve bu değerlendirmeye uygun davranış sergiliyor olmak. Bizi de el-alem’in bir parçası haline getiriyor.
Yazıyı sonlandırmada hadi birlikte bir etkinlik yapalım. Son derece kolay bir etkinlik…
İlk olarak yukarı da bahsettiğimiz size tanıdık gelen örnekler ya da ön yargı duyduğunuz herhangi bir konuyu düşünmenizi rica ediyorum.
Ve şimdi bu durum için bir alternatif düşünce oluşturalım.
Örneğin;
-Selam verdiğimde 2 metre ileride olmasına rağmen kafasını çevirdi, kesin bana karşı bir tavır sergiliyor…
-Beni görmemiş ya da duymamış olabilir…



Yorum gönder