Her İnsan Bir Parmak İzi
İnsan sosyal bir varlıktır. Sosyalleşmek onun doğası olduğu gibi hayatta kalma becerilerinin çoğunu da sosyalleşerek kazanır, yoluna koyar, işlevselleştirir. Sosyalleşmek, bu metinde yoğun ilişkiler kurmaktan ziyade alışverişte dahi olsa gerçekleşen münakaşa anlamında kullanılıyor. Yani aslında insan, bilmediği şehirde kaybolduğunda adres soracaktır, akbili bitince şoförle göz göze gelip yolculardan bilet rica edecektir. Evet sonuç olarak insan insanla tanışıyor, sohbet ediyor, alışveriş yapıyor ve bazen onunla bağ kuruyor. Bağ kurmak onun için ihtiyaç oluyor, ebeveynleri gibi. Peki neden bu bağların arasında kurallar, yasalar ya da maddi beklentiler yok? Bu bağlar bizi nereye bağlıyor ve bizi neden bu kadar etkiliyor? Yasa yoksa ne olmalı bizi yıkılmaktan alıkoyan?
Hem seanslarımda hem yazılarımda hem de grup çalışmalarımda metaforlara çokça değinirim. Bu yazımda da çokça değindiğim bir metaforu konu alarak bağlarımızdan, ilişkilerimizden ve beklentilerimizden bahsediyor olacağım. Her İnsan Bir Parmak İzi…
Parmak izlerimiz birbirinden eşsiz, benzersiz ve farklı yaratılmıştır. Çok benzer ve dairesel şekillerden oluşsa dahi her bir insanın izi bambaşka, hem de ayırt edilemeyecek kadar. İnsan psikolojisi de birçok bilimsel ve akademik düzeyde ele alınıp, değerlendirildiği üzere aynı parmak izleri gibi birbirinden bambaşka yapıdadır. Peki ya bu durumdan bağlarımız nasıl etkileniyor ve biz bunca farklılığa rağmen nasıl birleşebiliyoruz?

Sosyal varlıklar olduğumuzu, iletişim kurmanın aslında kaçınılmaz olduğunu ve aslında her insanın psikolojik sürecinin parmak izleri gibi birbirinden farklı ve biricik olduğunu konuştuk. Bu farklılıklar bizleri bazen daha da yakınlaştırırken, travmatik deneyimler, ebeveyn bağları, gelişim dönemi yaşantıları ve mizaç farklılıklarımız ilişkilerimizde çatışmalara, sınır ihlallerine, bazen ise kopuşlara sebep olabiliyor. Burada sınırların varlığını koruyor olmak ve bu bağları geliştirirken karşımızdaki kişi ile ne kadar yakın olsak bile onun sürecinin bizimkinden bambaşka olduğunu, yorumlama, ifade etme ve bazen anlamlandırma noktasında dahi ayrışabileceğimizi unutmamak, ilişki içinde çatışmalar olsa dahi sınırlarımızı fark etmemizi sağlayacaktır.
Tıpkı parmak izimiz gibi çok benzediğimizi düşünsek, kalıplar oluştursak bile her insanın yaşantılaması, düşünce yapısı ve dünyayı görüşü bambaşka. Bu da gösteriyor ki kişisel ilişkilerimizi biçimlendirirken ondan beklediklerimiz, anlaşılmamaktan dem vurduğumuz, başkalarıyla karşılaştırdığımız, ben olsaydım dediğimiz birçok şey onun açısından bambaşka kapılar açıyor olabilir. O kapıları sorgulamak, birlikte ortak sınırlar oluşturmak, kendi kapılarından ve bakışlarından bahsetmek sürdürülebilir ve daha sağlıklı ilişkiler sağlayacaktır.
İhtimaller ve olasılıklarla dolu olduğunu bildiğimiz yaşam da, hayatına dokunan bambaşka parmak izleri olacaktır. İz bırakacak ve bazen bu izler seni çok iyi hissettirirken bazen ise acı bırakacaktır. Bu süreçte zorlanabilir, yorulabilirsin. İhtiyacın olan belki de durmak, soluklanmak ve toparlanmak için kendine biraz zaman vermektir. En yakın bağ kendinle olandır, kendini ihmal etmezsen bağlarına da daha sağlıklı yaklaşabilirsin.
Görsel:
- Phoneky.com
- evimdekipsikolog.com



Yorum gönder