İnsan Kişiliğinin Karanlık 3’lüsünün Bir Ucu: MAKYAVELİST KİŞİLİK 

İnsan, doğum itibariyle bir travma ile dünyaya gözlerini açar. Dokuz aylık bir süreç boyunca annesi ile bütünleşmiş, onun bir parçası olan bebek dünyaya gelirken anneden ayrılıyor oluşunu travmatik bir şekilde deneyimler. Tabii anneden henüz ayrı bir varlık olduğunun ve daha doğrusu annenin bir uzantısı, bir parçası olmadığının bilincinde olmayan bebekler, ayrışma şeklinde de nitelendirebileceğimiz ikinci bir travma ile de karşı karşıya kalır. Peki bu travmalar neye yol açabilir? 

Değersizlik ve yetersizlik hislerine… 

Bu hisler ile başa çıkmak için insan kişiliği belirli kozlar oynar. Hayatı bir savaş olarak algılayan insan, bu değersizlik ve yetersizlik ile hayattaki bu savaşı nasıl kazanırım diye düşünerek 3 yola başvurur. Bunlar; Psikopati, Narsist ve Makyavelist davranış örüntüleridir. Gelin, kişiliğin karanlık üçlüsü şeklinde adlandırılan bu kavramların en karanlığını birlikte inceleyelim.

Fotoğraf:Dingin Yaşam

Günümüzde yaygın kullanılan ve belki de sıklıkla belirli alanlarda duyduğumuz iki kavramdır, psikopati ve narsist kişilikler. Bu kişilik yapılarına sahip insanların sıklıkla film, dizi ve kitaplara konu olduklarını görmüşüzdür. Peki makyavelist olanlar…

Makyavelist olanlar bizzat hayatın her alanında karşılaştığımız kişilerdir aslında. Psikopat şeklinde adlandırılan bireyler, “Benimle uğraşanlar, pişman olacaklar.” şeklinde düşünürken; narsist bireyler “Ben, insanların benimle uğraşabilecekleri biri olamayacak kadar özel biriyim.” diye düşünürler. Makyavelist olanlar ise, “Çevremdekilerden en yüksek faydayı nasıl sağlarım?” şeklinde bir düşünceye sahiptirler. Fayda sağlamak birincil öncelikleridir ve bu yolda onlar için her şey mübahtır. Peki bu insanlar günlük hayatta karşımıza nasıl çıkıyor? 

Makyavelist kişiler, yalan söylemekte ustadırlar. Tabii bir kişinin yalan konusunda usta olduğunu anlamak imkansızdır çünkü bunu anladığınız takdirde kişi yalancı olmaktan çıkar, işte bu yüzden günlük hayatta bu yönleriyle onların varlığını anlamak zordur. Ancak onların toplumsal değerler konusundaki düşünceleri onları ele verebilir. Zira değerlere önem vermezler, etik ilkeleri çiğnemek onlar için risk dahi değildir ve yakalanma riskleri düşükse kuralları ihlal etmek, onları asla rahatsız etmez. Hatta kendileri gibi başkalarının da etik dışı davranışları onları rahatsız etmez. Zaten kendileri dışındaki insanların zayıf olduklarını düşündükleri için rahatsız olmayan makyavelistlerin; aynı zamanda insanların zayıflıklarını keşfetmek konusunda oldukça yetenekli olduğu da eklenmelidir. 

Fotoğraf: Arkitera

Bu kişiler daima ileriye dönük amaçlara sahiptir ve bu amaçlara ulaşmak için fazlasıyla çaba gösterip zamanlarını detaylıca bu amacı gerçekleştirmek için harcarlar. Kısa vadeli amaçlar yerine uzun vadeli amaçlara sahip oluşları dolayısıyla oldukça sabırlı oldukları söylenebilir. Burada onların dürtüsel davranmadıklarını ve bu şekilde narsist ve psikopatik davranan kişilerden ayırt edilebildikleri belirtilebilir. Sonuçta dürtüsel davranarak uzun vadedeki amaçlarının tehlikeye girmesi onların istemediği bir durumdur çünkü bu yüzden nihai hedefleri olan maksimum faydayı elde edememiş olurlar. 

Günlük hayatta muhtemelen makyavelist sözcüğünü bilmediğimiz için bu kişileri “nankör” olarak adlandırıyor olabiliriz. Şöyle ki makyavelist insanlar arkadaşlık ilişkileri konusunda zayıflardır. Aynı zamanda iki kişiyi birbirine düşürmek konusunda oldukça başarılı oldukları bilinir. Faydaları doğrultusunda karşılarındaki kişiye iltifat etmekten asla geri durmazlar. Şefkat ve merhamet duyguları yok denecek kadar az olduğu için yapılan iyiliğe karşılık olarak bir fayda sağlayamayacaklarsa hiçbir karşılık vermezler. Duygusal manipülasyonlar konusunda becerikli oldukları gibi duygusalmış gibi de yapabilirler. Genelde karşılarındaki insanlar ile ilgili olumsuz düşüncelere sahip olan makyavelistler, karşısındakilerin samimiyetine asla inanmazlar. 

Makyavelist kişilerin, etik kuralları ihlal ettiklerine değinmiştim. İşte ödev ve sınavlarında kopya çekmeye, akademik yazılarında intihal yapmaya meyilli olmaları bu davranışlarına örnek olarak gösterilebilir. Ya da kendilerini ekonomik anlamda kayba uğratacak durumları saklıyor oluşları da yine bu ihlallere örnek olabilir. Yani; doktor olmadıkları halde arabalarını satarken; “doktordan temiz” ibaresini reklam aracı olarak kullanmak ya da araçta kusurlar olmasına rağmen; “sıfır, kazasız, boyasız..” şeklinde söylemlerde bulunmak gibi… Aynı zamanda bir kıyafet satın aldıktan sonra onu etiketini koparmadan giymek ve sonrasında hiç giyilmemiş gibi iade etmek de makyavelist bir davranış örneğidir. 

Bu kişilerin empati eksiklikleri ve manipülatif eğilimleri baskın olduğu için kolaylıkla aşıkmış gibi yapabildikleri de söylenebilir. Hatta bu kişilerde daha fazla aldatma davranışları da ortaya çıkabilir. 

Fotoğraf: Aklınızı Keşfedin

Makyavelistlerin yönetici bir pozisyondayken muhtemelen oldukça zorba olduklarına şahit oluruz. Çünkü bu kişiler yönetici oldukları zaman, çalışanlarından olabildiğince fazla yarar elde etmek için oldukça çabalarlar. Hatta gerekirse bu onların fiziksel ve ruhsal anlamda sağlıklarını bozana kadar…

Aynı zamanda çevrenizde ortaklaşa yaptığınız planları son dakika erteleyen bir arkadaşınız varsa ve bunu sıklıkla da yapıyorsa bu davranışı onun makyavelist eğilimlere sahip olduğunun bir işaretidir ve bu arada bu davranışı muhtemelen daha fazla yarar sağlayabilecekleri başka bir seçenekleri olduğu için yaptıkları da eklenmelidir. 

Fotoğraf: Walpapersden

Unutmayın… Makyavelist kişilerin hepsi bu saydığımız özelliklerin tümünü aynı anda barındırmazlar. Hatta bu saydığımız davranışların bazıları bir miktar da olsa hepimizin günlük hayatta yapıyor olduğu davranışlardır. Çünkü günün sonunda unutulmamalı ki bu makyavelist kişilik örüntüsüne sahip davranışlar barındırmamızın temelindeki amaç yetersizlik ve değersizlik hissini bir nebze azaltabilmek… Ve bu amaçla tüm bu davranışları bilinçdışı yapıyor oluşumuz ya da yapıyor oluşları da kişiliğin kendini bir savunuş mekanizması. 

Peki makyavelist bir insan ile ne yapılmalı? Ya da makyavelist bir kişiysek ne yapmalıyız? 

Öncelikle belirtmek isterim ki; makyavelist oluşu kabul edebilmek pek mümkün değildir. Zaten bunu kabul ediyor oluşumuz muhtemelen makyavelist olmaya ters bir davranış olurdu. Ama çevremizde böyle bir kişinin varlığıyla şu şekilde baş edebiliriz… 

Öncelikle istisnasız her insanın bu davranışları gösterebilme kapasitesine sahip olduğunu ve kimsenin mükemmel olmadığını tam aksine herkesin kusurları olabileceğini düşüncelerinizin merkezine koymalısınız. Hatta bizleri insan yapanın bu kusurlar olduğunu da öyle… 

Ama burada ayırmak gereken kısım bu davranışların yapılma sıklığı. Çünkü makyavelistler bu davranışları sıklıkla yapıyor olurlar ve bu ilişkilerinde bir sorun teşkil etmeye başlar. Bu yüzden çevrenizdeki bir makyavelist ile baş etmenin yolu da öncelikle bu kişiyi tespit etmek olmalıdır. Yani bunu sizin ve aslında her insanın yaptığı kadar mı yapıyor yoksa gerçekten de daha fazla mı? Sonrasında ise yapılması belki de en doğru şey bu kişiyi hayatınızdan uzaklaştırmak olmalı. 

Kulağa biraz “siyah beyaz” veya “ya hep ya hiç” şekilleriyle adlandırılan düşünce tarzları gibi gelebilir bu önerim. Ancak; “onu düzeltebilirim”, “bence o düzelir”, “artık böyle davranmayacak”, “bir kez daha olmayacak”, “sevgim onu iyileştirecektir” şeklindeki düşünceleriniz maalesef ki bilişsel birer yanılgıdan ibarettir. Çünkü başka birinin düzelmesi kesinlikle sizlerin elinde olan bir şey değildir. 

Bu kararı vermek kolay olmayabilir ancak “üçler kuralı” burada size yardımcı olabilecek bir alternatif olabilir. Üçler kuralı; bir kişinin sizlere karşı yalan, kandırma, her türlü aldatma ve terk etme gibi davranışları üç kere tekrarlıyor oluşu sonucunda o kişiyi “makyavelist” şeklinde adlandırabileceğimiz bir anahtardır.

Yorum gönder