Otizm Spektrum Bozukluğu

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel bozukluktur. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı sanılmaktadır. İlk olarak 1943’te Kanner tarafından tıp yazınına kazandırılan otizm; kısıtlanmış, yinelenen davranış örüntüleri, toplumsallaşmada, sözlü ve sözel olmayan iletişimde bozukluk gibi çekirdek belirtileri olan süreğen bir bozukluktur (aktaran: Bodur ve Soysal, 2004).

Farklı yaş gruplarındaki ve gelişim düzeylerindeki çocuklarda farklı otizm belirtileri görülebilmektedir. Otizm özellikleri olan bir bebek, yaşıtlarından farklıdır ve sessiz kendi halinde oluşu, sıklıkla büyükleri tarafından uslu bebek olarak nitelendirilmektedir. Oysa bu usluluk, annesine gereksinim duymuyormuş, onun farkında değilmiş ve sanki anneyi yabancılardan ayırt etmiyormuş gibi davranmayı (Akçakın, 2001); annenin yakınlaşmasına, uzaklaşmasına, varlığına, yokluğuna karşı kayıtsız olmayı içerir (Kırcaali, 2015) ve sağlıklı bir ilişki biçimi değildir. İlk iki yıl içinde çevreye karşı ilgisizlik, seslenildiğinde adına bakmama, göz teması kurmama, hoşça kal demek için el sallamama, huysuzlandığında kolay sakinleşmeme, oyuncaklarıyla amaç dışı ve tekrarlayıcı şekilde oynama gibi davranışlar görülebilir (Akçakın, 2001). OSB’li çocuklar daha büyük yaşlarda, uygun jest mimik kullanamama, sözel olmayan iletişim ipuçlarını, karşıdaki kişinin duygularını ve imalı söz ya da esprileri anlayamama, karşılıklı sohbeti sürdürememe gibi kişilerarası iletişimde güçlükler yaşayabilirler.

Otizm Spektrum Bozukluğu İçin DSM-5 Tanı Kriterleri:

A. Toplumsal iletişim ve etkileşim ile ilgili güçlükler (karşılıklı konuşamama; duygu paylaşamama; duygusal karşılık verememe; sözel iletişim kuramama, jest mimik kullanmama ve karşıdakini anlama; göz teması olmama; arkadaş edinememe; davranışlarını ortama göre ayarlayamama)

B. Sınırlı, tekrarlayıcı davranışlar ve ilgiler (basmakalıp ve tekrarlayıcı hareketler; aynılık konusunda ısrar; alışılmadık nesnelere yoğun ilgi; ışık ses, ısı duyusal uyaranlara alışılmadık tepki)

C. Belirtilerin erken çocukluk evrelerinde başlamış olması

Etiyoloji

Otizmin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik, prenatal komplikasyonlar, vücuttaki biyokimyasal ajanlar, çevresel ve ailesel etkenlerin etkili olduğuna ilişkin görüşler öne sürülmektedir (Sayan ve Durat, 2007). Otizme neden olan etkenler; genetik etkenler, medikal hastalıklar, prenatal ve postnatal etkenler, beyin hasarı veya beynin işlev bozuklukları, nörobiyokimyasal bozukluklar, nörobiyolojik etkenler, nöroanotomik etkenler, duygusal gelişimdeki anomaliler, bilişsel süreçler ile dil ve konuşma gelişimi bozukluğu olarak sıralanabilmektedir (Şener ve Özkul, 2013).

OSB’nin oluşumu sadece genetik etkenler ile açıklanamamaktadır, annenin gebelikte geçirdiği kızamıkçık ya da çocuğun ilk yaşlarda yaşadığı herpes enfeksiyonları (Ocakçı ve Karakoç, 2013), anne ya da babanın ileri yaşta olması, anne ya da babada alkol, madde bağımlılığı ya da psikiyatrik hastalıkların olması ve ailenin düşük sosyoekonomik düzeyi gibi çevresel etkenlerin de otizm için risk etkeni olduğu kabul edilmektedir (Yücesoy, Ergenekon, Çolak ve Kaya, 2014).

Kızamıkçık, kabakulak ile difteri, boğmaca, tetanos aşılarının otizme neden olduğuna yönelik yaygın kanı bilimsel çalışmalarla desteklenmemiştir (Özen ve Doğan, 2012).

Öncelikle olarak yukarıda vermiş olduğumuz bilgiye istinaden otizm spektrum bozukluğuna sebep olacak faktörler DSM-5 tanı ve kriterler el kitabında sıralanmıştır. Fakat biz psikologlar olarak otizmin daha komplike bir durum olduğunu tek faktör olarak dil ve konuşma bozukluğu, medikal rahatsızlıklar, gebelik döneminde kullanılan ilaçlar, sosyaekonomik düzeyler, ekran kullanımı gibi etkenlerin tek başına otizmi karşılayabilecek sebepler olmadığını fakat DSM-5 de verilen bu semptomların otizmin seyrini arttıracağını da ifade etmemizde fayda olduğunu belirtmeliyiz.

Tedavi

OSB tanısı, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı ya da bu alanda uzmanlaşmış klinik psikolog tarafından konur. Hem OSB hem de eşlik eden sorunların saptanması ve tedavisi açısından çocuğun takipte olması önemlidir. OSB tanısı almış bir çocuğa bireysel ve grup özel eğitim aldırmak ve güçlük yaşadığı alanlara yönelik sosyal becerileri kazandırmak en uygun ve etkili tedavi yaklaşımıdır (Akçakın, 2001). Ailelerin bu özel eğitim sürecine katılması ve çocuğun aldığı eğitimi evde de devam ettirmesi büyük önem taşımaktadır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre, ülkemizdeki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin %53,2’si otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara eğitim hizmeti vermektedir (2016-2019). Çocuk tanı alır almaz atılması gereken ilk adım, zaman kaybetmeden eğitim planının yapılması ve ailenin çocuğun durumu, eğitim olanakları ve yasal hakları konusunda bilgilendirilmesidir.

Duyusal bütünleştirme terapisi (duyu bütünleme olarak da ifade edilmektedir), otizm alanında yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biridir ve ülkemizde de kullanılmaktadır (Tohum Otizm Vakfı, 2019, s. 28). Bu yöntemin temel varsayımı , OSB tanısı almış olan çocukların duyusal uyaranları işleme ve anlamlandırmada güçlük yaşadığıdır. Buradan hareketle bu terapi yönteminde beş duyuyu temel alan alıştırmalar yapılarak duyusal bütünleme yeteneğinin ve dolayısıyla zihinsel işlevlerin arttırılması hedeflenir.

OSB için etkisi kanıtlanmış herhangi bir ilaç tedavisi yoktur. OSB tanısı almış çocukların tedavilerinde kullanılan psikoaktif ilaçlar otizmi iyileştirmek için değil, eşlik eden sorunları gidermek ya da kontrol altına almak içindir. Bu çocuklarda görülen hareketlilik, saldırganlık, tekrarlayan davranışlar, kendine ve çevreye zarar verme gibi davranışları ya da epilepsi nöbetlerini kontrol etmek amacıyla antidepresan, stimulan, antipsikotik, anksiyolitik ya da antikonvulsan ilaçların sıklıkla reçete edildiği görülmektedir (Ekici, 2016; Oswald ve Sonenklar, 2007). Bu ilaçların sadece, çocuğu düzenli olarak takip eden nörolog veya psikiyatr tarafından önerilmesi durumunda kullanılması gerekmektedir.

 

Kaynakça;

Tuna, Ezgi & Demir, Öznur. ”Otizm Spektrum Bozukluğu”. DSM-5’e Göre Anormal Psikoloji Tanısal El Kitabı (2013).  472-475.

Öne Çıkan Görsel:

Milliyet Gazetesi

 

Yorum gönder