Ruh ve Sinir Hastalıkları Şiddeti Açıklar Mı?

Ülkemizde uzun yıllardır meydana gelen ve maalesef sonu gelmeyen kadına ve çocuğa şiddet olaylarına geçtiğimiz gün bir diğeri daha eklendi! Haberin detaylarını gündemi takip eden herkes ve birebir olayı yaşayan anne biliyor. O yüzden detaylardan bahsetmeyeceğim, gelin biraz gündeme bakalım. Haberlerde ve sosyal medyada, failin madde kullanmış olduğu, geçmişte psikolojik rahatsızlıkları sebebiyle ruh ve sinir hastalıkları bölümünde yatışı bulunduğunun altı çizilerek olay anlatılıyor. Böylelikle yapılan şiddetin sebebinin madde kullanımı ya da psikolojik sorunlarla açıklanabileceği gösterilmeye çalışıyor. Ne madde kullanımı ne de psikolojik sorunlar şiddeti meşrulaştıramaz! Şiddetin meşrulaşmasına sebep olan ve toplum güvenine tehdit oluşturan unsur şiddete karşı cezasızlık ve eğitimsizliktir.

Gerekli hukuki süreçler ve cezai işlemler uygulanmadığı sürece, kendisini ‘deli’ ilan eden herkes bu yolla şiddeti meşrulaştırmaya sebep arayacaktır. Madde kullanımına yönelik yeterli tedbirler, eğitimler ve cezai işlemler uygulanmadığı sürece her ‘sarhoşum’ diyen, iki gün önceki gibi sokakta bir kadını taciz etmeye hakkı olduğunu düşünecektir. 6284 sayılı kanun çerçevesinde ve artık farklı kanun tasarıları ile şiddetin önüne geçilmeli, yeterli eğitim şartları sağlanarak toplumun refahı sağlanmalıdır.

Yıllar önce gündem olan ve kan donduran Münevver Karabulut cinayeti için hala mezar açılıyorsa ve haftalardır kurtarılmaya çalışılan 2 yaşındaki Sıla bebek bugün ölüyorsa, maalesef hala en baştayız demektir, başlamamız gereken ama yok saydığımız yerdeyiz.

Şiddet tek boyutlu bir yapı olmadığı gibi sarmal bir yapıya sahiptir. 16 yaşına kadar namaz kılıyormuş açıklaması nasıl yetersiz bir veri ise madde kullanımı ve psikolojik sorunlar da şiddet eylemini aklayamaz! Şiddet sarmalının toplumsal boyutları olduğu kadar bireysel boyutlarının da olduğunu unutmamalı, artık bu konuları okumak ve yazmak yerine gerekli eylemleri yürürlüğe geçiriyor olmalıyız!

Yorum gönder