Sağlıklı Bedenlerde Ağrılı Zihinler: Konversiyon Bozukluğu
Bazen dışa vurulamayan duygular, aktarılamayan düşünceler ve kişinin iç dünyasında günden güne büyüyen psikolojik çatışmaların aslında ne kadar güçlü fizyolojik ağrılara sebep olduğunu daha öncesinde duymuş muydunuz?
Halledilemeyen içsel bir sıkıntı nasıl oluyor da bedende birtakım ağrı bulgularıyla kendisini gösterebiliyor?
Konversiyon bozukluğu belki de insan bedeni ve zihninin bir bütün olduğunu kanıtlayan psikolojik rahatsızlıkların en dikkat çekenidir. Bu bozukluğu yaşayan kişilerde nörolojik bazı semptomlar ortaya çıkar. Sıklıkla ağrı duyulan bölgeleri olduğundan yakınan hastalarla karşılaşılır. Ancak kimi hastalarda el, kol ve bacaklarda kasılma ve felç; işitme ve görme kaybı; konuşma ve denge bozukluğu; acı hissedememe ve yutkunamama gibi daha ciddi belirtilere rastlanır. Kimi insanlarda da çok daha bilindik olarak bayılma davranışları görülür. Bu belirtiler tıbbi olarak incelendiğinde neredeyse hiçbir fizyolojik neden bulunamaz. Hastaları ve yakınlarını da oldukça etkileyen bu duruma çözüm, en yakın ruh sağlığı hizmeti veren uzmanlara danışmaktır.

Konversiyon bozukluğunun en belirgin nedenlerinden birisi kişinin baş edemediği yaşamsal sıkıntılardır. Günlük yaşam içerisindeki stresörler ve kişiler arası ilişkilerdeki çatışmalar adeta bir halının altına süpürülen tozlar gibi bastırılarak bilinçaltına itildiğinde maalesef ki tamamiyle yok olmayıp şekil değiştirerek kişinin hayatta uğraşmak zorunda kaldığı fizyolojik sıkıntılar olarak gün yüzüne çıkıyor.
Yapılan klinik gözlemler ile geçmişteki travmatik yaşantıların da bu rahatsızlığa neden olabilecek etkenler arasında yer aldığı anlaşılmıştır. Travmatik deneyimin duygusal etkileri beyinde tam olarak işlenmeyip bastırıldığında -ki bu kişinin travmatik durumla yüzleşememe durumuyla da bağlantılıdır- bu etkilerin kendilerini gösterme şekli fiziksel semptomlar ile olmaktadır.
Biz ruh sağlığı uzmanları olarak artık travmatik yaşantıların psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkışında ne kadar etkileyici bir faktör olduğunu bilmekteyiz. Bu bakış açısıyla konversiyon bozukluğu yaşayan bir kişiyi değerlendirdiğimizde o kişinin yaşanmışlıklarının getirdiği duygusal etkilerden ne kadar kaçındığını, onları ne kadar yok sayıp bastırdığını fark ederiz. Bu yüzden tedavi süreci, kişinin travmaları hakkında konuşması etrafında şekillenir. Ancak bu travmalarla yüzleşmek oldukça zor geldiği için sıklıkla direnç ile karşılaşılsa da kişinin çevresinden aldığı sosyal destek ile bu süreç daha rahat atlatılmaya çalışılır.
Onun dışında unutulmamalıdır ki her insan biriciktir ve her yaşanmışlık farklı psikolojik belirtiler ile kişinin kapısını çalabilir. Bu yüzden her tedavi süreci yine her bir kişi için farklı şekillerde biçimlenebilir.
Burada belki de verilebilecek tek ortak öneri; hayatta karşılaşılan hiçbir sorunu, konuşup çözülmesini sağlamadan halının altına süpürmemek gerektiğidir.

Yaşadığınız acı verici, dayanılamaz yaşam olaylarında bir durup ne hissettiğinizi, ne düşündüğünüzü, olayı daha farklı nasıl ele alabileceğinizi ve size destek verip yardımcı olabilecek kimlerin olabileceğini kendinizle konuşmadan hiçbir olayı oldu bittiye getirmeyin derim.
Hayat öngörülemezdir ve önünüze hiç beklemediğiniz olaylar çıkarabilir. Ama bu beklenmedik olaylar karşısında her an güçsüz kalabilirsiniz anlamını çıkarmak pek doğru olmaz. Tabii ki böyle hissettiğiniz anlar olabilir, bu hisler oldukça normaldir ve anormal bir kişi olduğunuz anlamına da gelmez. Yalnızca yanınızda bir başka kişiden destek alma ihtiyacınız olduğu anlamına gelir. Böyle anlarda ruh sağlığı uzmanı olan psikologlar sizin yanınızda olmak için her zaman güçlü birer kaynaktır.



Yorum gönder