Teknolojiye Dair; İnternet Kullanımı ve Zararları
Bir Ebeveyn Olarak Ne Yapmalıyız?

drbengükayatürk

Çocuklarımızın teknoloji ile iç içe olmasıyla ilgili konuyu* bir önceki yazımızda paylaşmıştık. Şimdi ise peki biz neler yapmalıyız? Bu konuyu tartışacağız.
Her birey dünyaya geldikten sonra büyüme çağını ebeveynlerinin ve çevrenin hareketlerini gözlemle, deneme yoluyla öğrenmektedir. Bu nedenle aslında çocuğumuz hareketleri bizim bir parçamız olmaktadır.

Teknoloji ise geniş kitlelere yayılmasıyla birlikte yetişkin bireyler için serbest bir kullanım alanı oluşturmuştur. Böylelikle her yetişkin teknoloji-internet kullanmakta, maalesef ki çoğu yetişkin de teknolojiye bağımlı olmaktadır.

Sizi ve çevresini izleyerek büyüyen çocuklarımızın ise teknolojiye merakı ebeveynlerinden görerek oluşmaktadır. Bu merak genellikle çocukta sürekli telefon istemeyle birlikte verilmemesi durumunda çocuğun problem çıkarmasıyla sonuçlanmaktadır.
Böyle durumlar da ebeveynlerin yaptığı bazı hatalar mevcuttur.


Çocukları teknolojiye iten ilk yanlış, ailelerin gerekli olmayan durumlarda dahi sürekli teknolojik aletler ile iç içe olmasıdır. Hatta çocuklara verilen ilgi teknolojiye verilen ilgiden daha az olan ailelerden bahsetmek bile mümkündür.
Sinan Çetin bu konuda ki bir konuşmasında “Çocuklarınızı gerekirse en sert uygulamalar ile teknolojiden uzak tutacaksınız fakat sert uygulamadan kasıt çocuğa sert değil, kendinize sert uygulamak” olarak bahsetmektedir.
Buradan çıkarılacak sonuç, çocuklarımıza teknolojiyi yasaklamak yerine öncelikle bizim teknoloji detoksu yapmamız gerektiğidir. Teknolojinin yararlarını ve zararlarını bilmek, gerekli olmayan zamanlarda kullanmamak yani teknolojiyi doğru biçimde kullanmak gerekmektedir.
Bu durumda çocuklarımıza teknoloji bağımlılığını aşılamazken hem teknolojinin zararlarından arınmamıza neden olmuş olur hem de bize daha kaliteli vakit geçirmek için fırsat oluşmuş olur.
Tabi şu konuya da değinmek gerekmektedir ki teknoloji detoksu olarak bahsedilen durum teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak değildir. Özel durumlar haricinde (özel çocuğunuz olması gibi) teknoloji ile yaşamayı öğrenmek ve çocuklarımıza öğretmektir. Böylelikle hem teknolojinin olumlu faydalarından yararlanılmış olunur hem de gelişen teknolojiden kendimizi ve teknoloji çağında olan çocuklarımızı geri bırakmamış oluruz.

Yaptığımız bir diğer yanlış ise, çocuklarımızı bizim gerekli gördüğümüz zamanlarda (işimiz olduğunda, misafir geldiğinde ya da dinlenmek istediğimizde) telefon vererek onları sakinleştirme davranışıdır.
Bir ebeveyn olarak öncelikle kendinize zamanı ayırmanız, ayırmak istemeniz doğal ve önemli bir ihtiyacınızdır. Fakat gerekli ortamı çocuklarınıza telefon vererek sağlamak kesinlikle yanlıştır. Çocukları telefon ile sessizleştirerek aslında onların yapması gereken aktiviteleri yapmamasına neden olmakta ve gerek fiziksel gerek bilişsel becerilerinin gelişmemesini sağlamaktadır.
Böyle durumlarda çocuğa kendi oyun kurmasını öğretmek gerekmektedir.

DijitalMedyaVeÇocuk

Bahsedeceğimiz son yanlış ise, telefonu pekiştireç olarak vermek, arzu nesnesi haline getirmektir.
Bir örnek verecek olursak, çocuğunuz ödevlerini yapmadığı zamanlarda “sana bundan sonra telefon yok” demek ya da ödevlerini istediğiniz şekilde yaptığında “Şimdi telefon ile oynayabilirsin” diyerek çocuğa telefonu ceza ya da ödül yöntemi ile aşılamaktır. Böyle yaptığımız da çocuğumuz telefonu arzu nesnesi olarak görecektir. Ve davranışlarını telefon kullanmaya yönelik yapacaktır.

Bahsettiğimiz bu yanlışlardan kaçınmak ve yapılan araştırmalar sonucunda çocukların korunabilmesini sağlamak için ebeveynlere yeni bir ebeveynlik alanı, sorumluluğu ve rolü oluşturan ‘Dijital Ebeveynlik’ kavramını hayata geçirmek gerekmektedir.

Peki bu Dijital Ebeveynlik nedir?

Dijital ebeveynlik; koruma sağlama, sosyal medya kullanımını izleme, bilgi ve kaynak bulma ve ilişki kurma şeklinde kavramsallaştırılmakta, dijital çağın gereksinimlerine göre hareket eden, temel düzeyde dijital araçlara hakim, imkanların farkında olan, çocuklarını bu ortamlardaki risklere karşı koruyabilen, gerçek hayatta olduğu gibi sanal ortamda da kişi haklarına saygılı olmayı çocuklarına aşılayan, hızla değişen ve gelişen teknolojik yeniliklere açık olan birey şeklinde tanımlanmaktadır.

Her ebeveynin üzerine düşen temel “Dijital Ebeveynlik” rolleri; Dijital Okuryazarlık, Farkındalık, Kontrol, Etik ve Yenilikçilik başlıkları altında incelenmektedir.

OKURYAZARLIK: Dijital okuryazarlık, temel seviyede teknolojiyi ve interneti kullanma becerisi ile bilgi-iletişim teknolojilerinde gizlilik politikaları bilgisine sahip olmaktır.
❖ Örneğin; çocuklarınız internette rahatsız oldukları bir durumla karşılaştıklarında bunu ilk olarak ebeveynleriyle değil akranlarıyla paylaşması ya da çocuğun gözünde ebeveyni tarafından dijital aletlerin kullanımına yönelik yapılan önerilerin değersiz görülmesi ve göz ardı edilmesi sayılabilir.
➢ BUNUN YANINDA DİJİTAL ARAÇLAR HAKKINDA YETERİ KADAR BİLGİ SAHİBİ OLMAYAN BİR EBEVEYN ÇOCUĞUNUN NE YAPTIĞINA DAİR FİKİR SAHİBİ OLAMAMAKTA VE ONU SAĞLIKLI KULLANIMA YÖNLENDİREMEMEKTEDİR.

FARKINDALIK: İnternette bulunan olumlu ve olumsuz içeriklerin ayrımını yapabilen, çeşitli risklerin farkına varabilen, bu sayede çocuğunun bilgisayarda ya da internette ne yaptığını takip edebilen bir birey olmaktır.
Günümüzde gelişmekte olan toplumlarında ailelerin evde birlikte geçirdikleri vakit içerisinde internet önemli bir yer kaplamaktadır. Bu nedenle dijital ebeveynlik rollerinden olan farkında olma rolü son derece önemlidir.

KONTROL: Dijital ebeveynlerin kontrol rolünün gerektirdiği özellikler aşağıdaki gibi sıralanabilir:
✓ Çocuğunu internet gibi uçsuz bucaksız bir ortamda yalnız bırakmama.
✓ Zararlı gördüğü içeriklere erişilmesine engel olma, sebeplerini mantıklı bir şekilde izah etme ve filtre programları gibi yazılımlar kullanma.
✓ Problemli kullanım düzeyinde olmaması için ne zaman ve ne kadar internet ya da bilgisayar kullanabileceğine yönelik sınırlamalar belirleme.
✓ Birlikte kullanma (Facebook, vb. sosyal ortamlarda hesap açma ve çocuğu arkadaş olarak ekleme ya da birlikte internette kaliteli ve faydalı zaman geçirme gibi.)

ETİK: Etik rolü, internette kişi hak ve onuruna, özel hayatların gizliliğine saygılı ve bilgi ahlakına uygun davranmayı; bunun yanında ulaşılan bilgilerin doğruluğunu ve güvenliğini araştırmayı, bu bilgilerin hak sahiplerinin isteğine uygun davranmayı sağlamak ve çocuğumuza öğretmek.

YENİLİKÇİLİK: Yeniliklere karşı ilgili ve yenilikleri güncel olarak takip edip öğrenme çabası içerisinde olmak, aynı zamanda bu yeniliklerin olumlu ve olumsuz yönlerinin farkında olan bireyler olmaktır.

Dijital ebeveynlik teknoloji ile iç içe olan fakat teknolojiyi olumlu yönleri ile kullanan, zararlarının farkında olup bunlardan kaçınan ve tüm bunları çocuklarına öğreten bir ebeveynlik modelidir.
Uygulama kısmı ilk zamanlar da bizler için zor olabilir fakat önce kendimiz sonra bizim yetiştirdiğimiz çocuklarımız için istikrarlı bir şekilde dijital ebeveynliği hayata geçirmemiz gerekmektedir…

Diğer yazılarımız için takipte kalın, görüşmek üzere… 🙂

KAYNAK

*https://uzerinekonusalim.com/teknolojiye-dair-internet-kullanimi-ve-zararlari/

Prof. Dr. Sinan Çetin- Çocuklara Sağlık YouTube Kanalı

Yay, M. (2017). Dijital ebeveynlik. İstanbul: Yeşilay Yayınları .

Yorum gönder