ÇOCUKLARDA OKUL SENDROMU

Çocuklar, bulundukları güvenli konfor alanından uzaklaşmayı reddederler sanki okul onlar için güvensiz bir ortammış gibi kaçınmaya başlarlar. Okuldan kaçınmanın spesifik bir nedeni yoktur, altında yatan pek çok sebep görülebilmektedir. En sık karşılaşılanı ise bakım veren birincil kişiden ‘’ayrılma kaygısı’’ olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu yazımızda çocukların okulu neden reddettiklerini, okul fobisi olan çocukların ortak özelliklerini ve okul yolculuğunda ebeveynlere ve öğretmenlere düşen görevleri ele alacağız.

Çocuklar okulu neden reddeder?

Çocuklarda okula gitmeyi reddetmek, okulda gelişen fobi veya okul sendromları olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşanılan bu süreç çocuğun her yaş döneminde gelişebilmektedir.

Çocukların okul reddi yaşamasının tek bir nedeni yoktur içerisinde pek çok sebep barındırabilir. Ancak yapılan araştırmalara göre temelde yatan ve sık karşılaşılan sebep ‘’ayrılık kaygısıdır’’. Kimi çocuk kurulan bağımlı ilişkiden kaynaklı anneye veya babaya duygusal anlamda daha güçlü bağlanmış olabilmektedir bu sebeple anne veya babaya bağımlı olunduğunda ebeveynlerinden ayrılmak istemezler.

Okul dönemine kadar bu tarz kaygılı geçirilen bir dönem yaşanmadı neden okul başlangıcında oldu?

Çocuk, ilk kez duygusal bağ kurduğu ortamdan uzaklaşma yaşadığından dolayı ‘’ayrılık kaygısı’’ olarak kendisini gösterir. Güvenli bulduğu konfor alanının dışına çıkmak istememesinin temel nedeninde açığa çıkan bu sebep görülebilmektedir. Ancak okul başlangıç sürecinde her kaçınma yaşayan çocuklar, ebeveynler açısından ciddi bir kriz olarak algılanmamalıdır çünkü tanımadığı ve bilmediği başka bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan her bir birey gibi çocukta başlangıçta kendisini güvenli bir alanda hissetmeyebilir ve çocuk buna tepki gösterebilir. Çocuğun, dış dünyaya yeni açılma süreci, sosyalleşmesi, yeni insanları keşfetmesi gibi farklı bir ortam ile ilk kez kendi başına tanışıyor olmasından kaynaklı uyum sağlama sürecinin uzun sürüyor olması oldukça normal karşılanmalıdır.

Buna istinaden, ebeveyn tutumunun buradaki etkisi yapılan çalışmalarda görülmektedir ki. Kaygı ve endişe ile ne şekilde baş edeceklerini bilmeyen ebeveynlerin çocuklarının da aynı şekilde daha çok kaygılı ve endişeli oldukları gözlenmektedir. Bu sebep ile çocuklar endişeli ve kaygılı anne-babayı gördüğü sürece daha çok okul reddi geliştirmektedirler.

Aile içi tartışmalar çocuğun kaygı alanının genişleme sebeplerinden biri olarak kabul edilmektedir. Örneğin, çocuk evden ayrıldığı süreçte, aklı anne veya babasında kalır. Ailesinin yanında olmadığında başlarına bir şeyler gelebilir endişesini taşır.

Çocuğun okul reddi yaşamasındaki diğer sebepler ise; kaza, istismar, ölüm, sevdiklerinin kaybı veya hastalık sonrasında okuldan ayrı kalındığı dönem süresince yaşıtlarının oluşturmuş olduğu mevcut ortamın dışında kalıyormuş gibi hissediyor olmasıdır, kurulan arkadaşlık ilişkisinde kendisine yer bulamadığından dolayı okulu reddedebilir.

Okul reddinde diğer bir sebep ise, ebeveynlerin beklentilerinin çok yüksek olmasından kaynaklı yaşanabilmektedir. Yapılan araştırmalara göre çocukların, mükemmeliyetçi ebeveyne sahip olması, çocuk da acaba ben ailemin beklentisini karşılayabilir miyim, başarabilir miyim soruları ile daha çok kaygılı olabileceği gözlenmektedir.

Okulu reddeden çocuklarda ortak görülen diğer bir sebep ise, ebeveynleri olarak çocukları daha sakin, esnek kuralları olan bir ev ortamında yetiştirilmesinden kaynaklı görülmektedir. Çocuğun, okul gibi birtakım kuralları ve disiplini olan alanlara giriyor olmasında kaçınma davranışlarının gözlenebileceği açığa çıkabilmektedir.

Çocukların okulu reddetmesindeki diğer bir sebep ise öğrenme veya konuşma düzeyinde yaşamış oldukları zorluklardır. Öğrenme, anlayabilme ve iletişime geçebilme konusunda yaşanılan zorluklardan kaynaklı çocukların, okul fobisi geliştirmeleri açığa çıkmaktadır.

Bu bağlamda ebeveynler tarafından uygun olan desteğin sağlanıyor olması, çocuğun kendisini güvende hissetmesi ya da ben burada kalabilirim, başarabilirim hissinin arttırılması ilk seçenektir.

Okul fobisi olan çocukların ortak özellikleri?

Çocukların okul reddi, okulda gelişen fobi veya okul sendromları olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşanılan bu süreç çocuğun her yaş döneminde gelişebilmektedir. Bu başlık altında okul fobisi olan çocukların ortak özelliklerinden bahsediyor olacağız;

Devamsızlık şikâyeti, okula gitmediği veya gidemediğinde okul tarafından alınan şikayetlerdir.

Hastalık şikâyeti, okula gitmediği veya gidemediğinde karın ağrısı, baş ağrısı vs. gibi ağrılarının olduğunun dile getirmesidir.

Evde kalma talebi, okula gitmediği veya gidemediği zamanlarda ebeveyn gözetiminde evde kalmak istemesidir.

Psikolojik belirtiler, okula gitmediği veya gidemediği zamanlarda uyku düzensizliği, iştahsızlık, huzursuzluk, sinirlilik veya belli tip şeylere karşı korku duyma şeklinde görülmektedir.

Okul döneminde ebeveynlere ve öğretmenlere düşen görevler nelerdir?

Görsel; OkulHaberleri.net

Öncelikle ebeveynler ve öğretmenler mutlaka birbirleri ile irtibat halinde olmalıdırlar. Bu yolculukta ebeveynlere ve öğretmenlere düşen görevlerden sırası ile bahsedeceğiz;

Okul süreci, başlangıçta sınıf öğretmeni ve ebeveynler ile bir yürütülecek şekilde aşamalı olabilir. Örneğin, ailenin kısa zamanlı okulda kalıyor olması, teneffüste arkadaşları ile kısa zamanlı oyunlar oynaması, keyifli geçirilecek alanların geliştirilmesi olumlu anlamda çocuğun okula olan ön yargısının kırılmasını destekleyecektir.

Uygun aşamalandırma yöntemleri ile, ilk olarak ebeveynin sınıfın yakınında beklemesi, biraz uzakta beklemesi ve ardından okulda beklememesi şeklinde aşamalandırmalar yapılabilir.

Çocuk okula gitmediğinde, okulda geçirilen zamana nazaran ev cazip olmamalıdır bu sebep ile evde, okul saatleri içerisinde anne veya baba ile keyifli aktiviteler yapılmamasına dikkat edilmelidir.

Ve diğer yapılması gereken konu ise ebeveynlerin kendi aralarında tutarlı ve hemfikir olmaları gerektiğidir, bir taraf başka bir uygulama yöntemi geliştirirken diğer bir taraf bambaşka bir uygulama geliştirmemelidir. Çocuğun okula uyum ve devamlılık sürecinde en önemli bir diğer kriterde dolayısı ile budur.

Okula gitmediği zamanlarda çocuğu cezalandırmak, utandırmak, psikolojik veya fiziksel şiddet uygulamak kesinlikle yapılmaması gereken davranış türleridir. Çocuğun, okula teşvik edilmesi ancak anlayışlı, ılımlı ve empatik bir dilin tercih edilmesi ile pekiştirebilmektedir.

Ebeveynler ve öğretmenler bilmelidirler ki kaygı bulaşıcıdır. Sizlerin kaygı ve endişelerinizi çocuklar, sesinizden, bedeninizin duruşundan veya jest ve mimiklerinizden anlarlar bu sebeple kaygı ve endişe ile ne şekilde baş edeceğini bilemeyen çocuklarda kaygı alanlarının genişlediği gözlenmektedir. Yaşanılan bu süreçte mümkün olduğunca sakin, empati düzeyi yüksek, kaygı ve endişeler ile en doğru şekilde baş edilecek uygun adımlar aracılığıyla yürütülmesinde fayda vardır.

Bahsedilen süreçlerin takibi yapıldığı ve aşamalandırma yöntemlerinin uygulandığı takdirde bir değişim veya uyum gözlenemiyor ise yaşanılan mevcut durumun olumlu anlamda farkındalığının artması adına mutlaka bir uzman desteği alınmalıdır.

Bu yazımızda, çocukların okula başlangıç ve uyum süreçlerinde yaşanılan zorluklarla ilgili sürece ilişkin ‘’Çocuklarda Okul Sendromu’’ başlıklı yazımız hakkında, takip edilebilecek öneri ve aşamalandırma yöntemlerine, çocukların okulu neden reddettiklerine, okula gitmeyi reddeden çocuklardaki ortak özelliklere değinirken, ebeveynler ve öğretmenlere düşen görevlerden de bahsetmiş olduk.

Unutulmamalıdır ki fobiler, kaygı ve endişeler her yaş grubunda olabilmektedir. ‘’Pazartesi günü, bize çocukluk dönemlerimizden bu yana başlangıç günü olarak öğretilen bir gün’’. Haftanın yeni gününe başlangıcında, pazartesi gününün neden sendromlu olduğunu ve pazartesi sendromundan uzaklaşmak için neler yapılması gerektiğini anlatan, Psikolog Beril Baran’ın yazmış olduğu ‘’Sendromlu Pazartesi” yazısını okumanızı tavsiye ederiz. Keyifli okumalar dileriz.

İlk Görsel; TürkçeTerapi.com

Yorum gönder