Çocuk gelişimini sekteye uğratan aile tipi nedir? /Bunların sağlıklı ailelerden farkı nedir?
Her anne-baba çocuk sahibi olduğunda kendi çocukluğu da dünyaya gelir ve kendi çocukluğu ile birlikte çocuğunu büyütür. Her iki çocuğun hikayesi, ailesi, zamanı birbirinden farklı olsa da aileler bazen bunu fark etmekte zorlanır ve bu durum çatışmalara yol açar. Oysa ki aile kendi çocukluğu ile çocuğunu büyütmek arasında ki ince çizgiyi aşmamalıdır. Bu durumlarda aile bir problemi çözerken, problemi neden bu şekilde çözdüğünü, çözümün işlevsel olup olmadığını kendi çocukluğunu da göz önünde bulundurarak çözmeye çalışmalıdır.
Öte yandan “mükemmel ebeveyn” kavramı da gerçek hayatta mümkün değildir. Ebeveynler günlük yaşam stresi, kendi ihtiyaçları, sorumlulukları içerisinde her zaman mükemmel bakım veremeyebilirler. Burada sorunların temeli bir duyguya, düşünceye ya da geçmişe bağlı çocuk ile alakası olmayan, ebeveynin kendi problemlerini yansıtarak yarattığı “yoğun” yaşanan durumlardır.
SAĞLIKLI- SAĞLIKSIZ SINIRLAR
Sınır, ailenin aile üyeleri arasında farklılığını koruma, birbirlerine ne kadar duygu ve bilginin aktarılacağını, kimin kiminle ve nasıl bir ilişkiye gireceğini belirleme işlevine sahiptir. Her aile içerisinde sınırlar vardır fakat dengeli ve uygun sınırların kurulması çocuk ve ailenin daha sağlıklı bir ilişki içerisinde hayatına devam etmesini sağlamaktadır.
Sınırların katı veya dağınık olması, ailedeki iletişimin net olmaması, alt sistemler arasında koalisyon kurulması, aşırı müdahale gibi durumlar çocuğun gelişimini ve ailenin genel ilişkisini olumsuz etkilemektedir.
Katı sınırlara sahip ailelerde aile üyeleri birbirlerinden kopuktur. Ebeveynler, sorun bir hayli ilerleyene kadar çocuğun durumunun farkında olmayabilirler. Yahut ailede zayıf, haksız, etkisiz hiyerarşiler kurulu olabilir. Ve bu çocuğun ya kendi başına göre kararlar vermesine ya da aşırı çekingen davranmasına yol açabilir. Çocuk güç çatışmasına girebilir, yol gösteren biri olmadığı için kendini savunmasız hissedebilir. Aile bir yaşam döngüsü evresindeyse örneğin çocuk ergenliğe girdiyse katı sınırlar esnetilmelidir. Aksi takdirde işlevsel bir hiyerarşiden söz edilemeyecektir.
Dağınık sınırların olduğu düğümlenmiş ailelerde ise durum tam tersidir. Aile üyeleri birbirine bağımlı hale gelir ve sürekli müdahaleci bir yaklaşım izlediklerinden çocuğun gelişimine ket vururlar. Sonsuz bir ilgiye sahip olan çocuk, eğer ailede otoriteye karşı saygı göstermek öğretilmediyse büyüdükçe karşısına çıkan otoritelere karşı direnç gösterme eğiliminde olur. Kurallara uyum sağlamakta zorlanır. Bu durumlarda çocuk kendi başına adım atmakta da zorlanabilir.
Çocuğun gelişimini etkileyen bir diğer durum da kuşaklar arası koalisyon kurulmasıdır. Ebeveynlerin çocuk üzerinden tartışmasına sık karşılaşılır. Bir taraf daha hoşgörülüyken diğer taraf katı olabilir. Böyle bir durumda çocuk ve hoşgörülü, dağınık sınırları olan ebeveyn arasında bir iletişim kurulur. Çocuk isteğine göre anne veya babayı seçer.
Sağlıklı aileler ise değişen koşullara uyum sağlayabilen, sınırların net olduğu (Net ile katı sınırlar arasında ince biz çizgi vardır. Lütfen dikkat edelim.) ailelerdir. Sağlıklı, işlevsel ailelerin kesin sınırları, uygun hiyerarşik düzenleri ve ittifakları bulunur, değişime uyum sağlayabilecek esnekliktedir ve bireysel farklılaşmayı cesaretlendirir. Ancak normal aile yaşamı sorunlardan tamamen bağımsız değillerdir. Ayrıca yaşam döngüsü içerisinde değişim kaçınılmazdır. Tüm aileler yapı ve rollerde yeni düzenlemelerin ve kurallarında değişikliklerin yapılmasını gerektirecek geçiş dönemlerinden geçerler.
Not: Eğer bu konularda problem yaşıyor ve çözümler işlevsel olmuyorsa ruh sağlığı alanında çalışan bir uzmandan yardım alınız.



Yorum gönder