Korkmaktan korkmalı mıyız? :)
Korku en temel iç güdümüz olan hayatta kalma ilkemize hizmet eder.
Bu his beynimizde bulunan ve bu konuda birincil role sahip “amigdala” bölgesinde oluşarak olay esnasında savaş-kaç-don tepkileri vermemizi ve tehlike anından kurtulmaya yönelik olan davranışı yapmamızı sağlar.
Bu nedenle bütün duygular gibi yararlı ve işlevi olan bir duygudur.
Peki işime yarıyorsa korkmaktan neden kaçınırız?
Elbette olumsuz duyguları yaşamak istemeyiz ama bu duygulardan kaçamayız.
Bu nedenle korkulacak olay ile ilgili baş etme mekanizmalarımızı güçlendirmek gerekmektedir.
Eğer biz korku anında veya sonrasında bir şey değiştiremeyeceğimize ya da doğru yapamayacağımıza dair yanlış bir inanç içerisindeysek veya korkulan nesneye olduğundan daha fazla anlam yüklüyorsak bundan kaçarız.
Oysa ki korku duygusu sadece bir uyarıdır.
Bu uyarı rahatsız edebilir evet fakat biz onu susturmak istersek uyarı ile uğraşmış oluruz.
Burada bizi ilgilendiren kısım durumdur. Uyarıyı almak, duruma yönelik düşünmek ve savaş-kaç-don tepkisi vermek sağlıklı olacaktır.

Bireysel olarak bu konuda sağlıklı bakış açısı geliştiriyor olmak korkudan kaçmak yerine onun bir uyarı olduğunu anlayıp duruma odaklanmanızı sağlayacaktır.
Ayrıca bu bakış açısı eğer çocuğunuz var ise, sizlerin olduğu gibi onların yararına olacaktır.
Çünkü çocuklar ailesinden görerek tepkilerini belirlerler. (Yaşamın ilerleyen kısımlarında tepkilerini, kendi düşünceleri üzerine verirler fakat yine de alıştıkları tepkileri değiştirmek zor olabilir.)
Korku anınızı yakaladığında elbette kendisi de korkar çünkü güven ortamı bozulduğunu ve güvende hissettiren en temel kişi (anne-baba) ona yardım edemeyecek durumda olduğunu düşünür. Sizi dikkatlice izler. Bu durum ilerleyen zamanlarda korku duygusunun daha olumsuz olarak algılamasını sağlar ve sizler gibi tepki verir. Bu nedenle tepkileriniz önemli olacaktır.
Ayrıca bir diğer husus, çocuğunuzun da korku hissi yaşamasını istememeniz olabilir. Elbette yine olumsuz duyguları yaşasın istemeyiz fakat yine kaçınmak mümkün olmayacaktır. Korkunca telaşlanırız. Korku oysa ki çocuğunuza da uyarı verir ve harekete geçmesini sağlar. Tehlikelerden korur.
Ayrıca sağlıklı yaşanan korku hissi ve sağlıklı davranış cesareti de beraberinde getirecektir.
Burada rol model olan ailelerdir. Tepkileri sizlerden gördüğü için sağlıklı tepkiler ile rol model olmak, onlara hep yanında olduğunuzu belirtmek, korkusu üzerine konuşup bununla nasıl başa çıkabilecekleri üzerine örnek göstermek, alternatif sunmak faydalı olacaktır. (Çocuklarda ki korku hissi korkulmayacak (canavar vb.) bir durumdan da kaynaklı olabilir, bu anlarda durumun korkutucu olmadığı üzerine somut örnekler verilebilir.)
Sonuç olarak korkudan kaçamayız, çocuklarımız da kaçamaz fakat korkulan durumu değiştirmek bizim elimizde olabilir.



Yorum gönder