Sezgisel Yeme

Sezgisel yeme kişilerin duygularının yemek yeme dürtüsüne etki ettiği temeli üzerinden çalışan bir alan olarak tanımlanabilmektedir.

Yemek yeme her canlı için bir doğal ödüldür. Yapılan çalışmalar yemek yediğinizde harekete geçen haz mekanizmalarının daha fazla yemek yeme isteği uyandırdığını ve çeşitli yemeklerin ortaya çıkmasına neden olduğunu göstermekte.  Duygusal yeme genellikle olumsuz duygulanımlarda ortaya çıkmakta. Yemek yediğimizde ortaya çıkan haz mekanizması daha fazla yemek yeme isteğini tetikleyerek yemek yeme ihtiyacını artırmakta.

FOTOĞRAF: TRENDYOL

Yapılan birçok araştırmada kadınların 3’te 2’sinin yaşamları boyunca en az bir kere katı diyet uygulaması yapmaya çalıştığını ve kendini saatlerce aç bırakma, yeme isteğini bastırmaya çalışma, yediklerini kısıtlama gibi davranışlara başvurduklarını göstermektedir. Katı diyetler uygulayan kişilerin çoğunluğunun en az 5 yıl içerisinde verdiği kiloları geri aldığı görülmektedir.

Gece yemek yeme isteğinin artıyor olması, bastırılmış stres, kaygı, uyku bozukluklarının bir etkeni olabilmektedir.  Özellikle gece yemek yeme atağının kaynaklarını buluyor olmak ve bu süreç üzerinden çalışıyor olmak kişilerin kendi süreçlerini fark etmelerini sağlamaktadır. Farkındalık yaşayan kişilerin süreçleri daha olumlu ilerlediği görülmektedir.

Sezgisel yeme kişilerin diyet listelerinden, yeme planlarından, besin kısıtlamalarından, çarpıtılmış beden algısının etkilerinden uzaklaşarak açlık, tokluk ve yediklerimizden tatmin olmayı hedefleyen bir deneyim sunmakta.

Yaşam içerisinde baskıladığımız tüm duygular farklı noktalardan yüzeye çıkmaya çalışır. Beden algımızı şekillendiren tüm yaşantılar, kilo verme ya da alma çabaları üzerinden hareket ederek yemek yeme şeklimizi değiştiriyor. Tabağımızdaki her şeyi bitirirsek yiyeceğimiz tatlının bize ödül olarak sunulması gibi, o tatlıyı gerçekten yemek isteyip istemediğimizi bile bilmiyorken ödül bize tatlıyı cazip kılıyor. Bizlerde bu cazipliği takip ediyoruz.

FOTOĞRAF: LİSTELİST

Öğrendiklerimiz ise yalnızca bedenimizle kalmıyor. Beden algımızın yanı sıra yediklerimizi de iyi besin kötü besin olarak ayırıyor ve bunları sınırlandırmaya, değiştirmeye çalışıyoruz. Değiştiremediğimizde ise yoğun bir suçluluk ve mutsuzluk hissi ile daha fazla mutluluk duymak üzere yemek yeme eylemine geri dönüyoruz.

Sezgisel yeme sürecinde bütüncül bir yaklaşım önemli rol oynamaktadır. Kişilerin psikoterapist ve diyetisyen eşliğinde çalışması süreçten aldığı verimi artırmaktadır.

Yorum gönder